bugün çoğumuza göre Batılılaşmış olmak
Batının tüketim ekonomisinin kapışıcısı olmak, hatta çöplenicisi
olmaktır. Bundan farklı ve buna üstün bir görüşün
Tanzimat'ta ortaya çıkmış olmasının nedeni, sanıma göre
bir yandan Avrupa uygarlığının henüz bugünkü kadar, kişinin
(özellikle kadın kişilerin) başını döndürecek, ağzının
suyunu akıtacak çeşitte ve bollukta tüketim eşyası uygarlığı
haline gelmemiş olması; öte yandan da, onu görenlerin
çoğunda henüz bu eşyaya karşı iştahların kabarmamış
olmasıdır. Gelen tüketim eşyası da (1830 yıllarında bile
makarnadan ayakkabıya kadar çok şey gelmeye başladı)
henüz daha bizde el ile de olsa yapılabilecek şeylerdi.
Gerçi tüketim eşyasının hayatta, özellikle dış görünüşlerde
etkileri belli olacak hale gelmişti. Ahmet Vefik Paşa
gibi aklı az çok ekonomiye yatık birinin yerli malı kullanma
gayretleri bir antikalık şeklinde kaldı. Daha o zamandan,
Batı etkisi altında kalmış halklar arasında en çok
Türkler dış görünüşte en çok değişmeye başladılar; özellikle
kılık-kıyafet, sakal-bıyık "devrimleri" dönem dönem
tekrarlanmıştır. Halbuki, Japon, Rus, Hint toplumlarına
etki, bu derecede olmadı veya buna fırsat vermediler.
Bugün çatal bile ne Hint toplumuna, ne de Japon toplumuna
iyice girip yerleşememiştir.