İlk kez bir kitaba dokundum. Sınıftaki büyüklerin kitaptaki görünmez izlere baktıklarını görmüştüm. Sanki hepsi aynı güçle hareket ediyormuş gibiydiler, sessizliğin içine gömülmüşlerdi ve ölü kağıttan canlı gibi gözüken bir şeyi çekip çıkarıyorlardı.
Hiçbir şeyden zevk alamamam hiçliğe yakın bir duyguydu. Hiçbir şey bana hitap etmiyordu, hiçbir şey beni uyandırmıyordu. Gizemli dalgalara kapılıp sallanan dermansız ve değersiz bir şey olan ben, bu duruma son verme arzusu bile duymuyordum.
Bazı insanlar inceledikleri şeydeki içkin yaşamı ve soluğu kavramakta yetersizdirler ve insanlar sanki otomatmış gibi, şeylerin ise sanki hiç canları yokmuş da keyfi esinlerle söylenebilecek şeylere sığarlarmış gibi söylevde bulunarak geçirirler ömürlerini.