"İyiliği, dostluğu, barışı, sömürgeciliğe karşı olmayı, eski anlamda ütopya saymıyoruz artık. Bizim istediğimiz her şey, belki bugün, belki bugünden de yakın gerçekleşecek isteklerdir. Dünyanın sanılan dünya olmadığını, insanın sanılan ya da her zaman güdülen insan olmayacağını, yeryüzü karanlığının uzun sürmeyeceğini, yaratıklar içinde tek yaratıcı insanın sonuna kadar böyle kalmayacağını, bir gün silkinip ayağa kalkacağını, bizden önce gelen büyük ustaların yapıtlarından öğrendik. Karanlıklar ne kadar yoğun olursa olsun, isterse kurşungeçirmez olsun, arkasında bir ışığın patlayacağını öğrendik. Umutsuz ve karanlık gözüken büyük yapıtların karanlığının ardında, ararsak, insanlığa güveniyorsak eğer o ışığı görürüz."
Yaşar Kemal büyük ustadır. İnsanın gerçeğini aramaya çalışmış kısmen bulmuş, yarattığı dünyalarda bize farklı bakış açıları kazandırmıştır. Bildiğimiz soyut ve somut gerçeklerimizi mesela renkleri, kokuları, duyguları, geçmişi bize yeniden göstermiştir yazdığı onlarca yapıtıyla.
Topluma, onun yapıtlarını okuyan insanlara romanlarının sırtlandığı gerçekler ne kadar işlemiştir bilemem. Birkaç gözlem ve hislerim var sadece. İnsan daha çok kendini araştırdığından kendim için diyebilirim ki bana gerçekten yol gösterici ve ruhdaş olmuştur, olmaya da devam edecektir.
Yaşar Kemal
Yılkı Atı sanki yeni bir söz dünyasına girmiş gibiyim. Abbas Sayar sadece o yöreyi anlatmamış, Türkçenin söz varlığını da yansıtmış. Anlamını unuttuğum, kendisini unuttum kelimeler vardı. Hikayenin yanında bu kelimeleri gördükçe duygulandım. Kitabın üslup güzelliğine ağlayacaktım.