Nietzsche pos bıyığından mıdır, profil maiyetinde umarsız tavrı sükun halinden midir nedir bilinmez, herkesin iştahla ve azimle koşturduğu bir futbol maçındaki "bitse de gitsek" tripleri kasan, ortamdan zihnen soyutlanan, zoraki birlikteliklerden türeyen zıpçıktı bir adam görünümündedir. Muhtemeldir ki kendisiyle ortaklaşa bir programa uyma noktasında masaya en son teşrif eden insandır kendisi. Bu boşvermişlik, çoğu zaman bıkkınlık noktasına gelen duygudan ötelendiği kimliği nedendir diye sormak gerekmez mi? Bu sorunsalı çözüme erdirmek, kendisini ussal maiyette temele oturtabilmek, eh be tamam abi huzuruna kavuşmak, dünya felsefe tarihi açısından ulvi bir şerefe nail olmaktır.
"nosce te ipsum" antik yunanda "kendini bil" vecisesidir. Nietzsche kişinin kendi olmasını ise; Kendini tanımak; unutmak, yanlış anlamak, küçültmek, daraltmak, orta değerde yapmak sağduyunun ta kendisidir, şeklinde açıyor.
İnsanın ahlaksal olarak iyiye yönelmesi, ruhsal yetkinlik mertebesindeki erdemli olmayı, küçük çocukları korkutmak amacıyla beslenen düşsel bir yaratık, töre maiyetindeki umacıya benzetmektedir. Bunun tam karşısında yer almayı benimsemek, ermiş sıfatıyla dallanıp budaklanmak yerine, antik Yunan mitolojisinde yer alan yarı keçi yarı insan kır ve orman iyesi, Roma mitolojisindeki karşılığı faun olan, çoğunlukla gövdelerinin belden üstü insan, belden aşağısı ise teke biçiminde belirginleşen'satir' tanımlamasına kendisini koymakta.
"Yeni putlar dikmiyorum ben; önce eskiler öğrensin, balçıktan ayakları olmak ne demekmiş"
Gerçekte olmayan ancak sadece düşsel bir tasarım halinde ve sadece düşünceyle kavranabilen şeyler, "gerçek dünya" ile "görünürde olan dünya" arasındaki yapay, suni havayı teneffüs etmek istememiştir. Putları yıkmak Nietzsche için bütün dogmalara karşı