1848’te Charles Dickens şöyle yazıyordu: “Zaman zaman kırılmış bir kol ya da bacağı düzeltmek yerine deforme eden bilgisiz bir hekime karşı açılan tazminat davasından söz edildiğini duyuyoruz. Peki ya onları yetiştireceğini ileri süren beceriksiz ve değersiz kimseler tarafından sonsuza dek deforme edilen yüz binlerce zihne ne demeli!!"
Çifte cehalet çök önceleri de, cehaletlerin içinde en kaygı verici ve en yerleşik olanı, en şiddetle karşı duranı, ve “tüm kötülüklerin nedeni olarak görülüyordu [...] Sokrates Alkibiades’e, "Ortadaki konular ne kadar önemliyse, bu cehalet o kadar zarar ve utanç vericidir.”, yalnızca “en önemli şeyleri bilmediğin için değil, bilmediğin halde bildiğini sanıyorsun”, diyordu.