Gorkem Y

Gorkem Y
@grkmy
Müzisyen, kindle sever,surrealism, japon, latin, uzakdoğu goodreads.com/user/show/58114... deliokur.wordpress.com
7/10
·488 syf.··
2019 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2019 00:00
Giriş: Yan Lianke Yan Lianke, Çin'de kitapları en fazla sansürlenen yazarlardan birisi. Duruşu itibariyle Çin'de diğer yazarlardan farklı bir yerde duran Lianke bir çok önemli uluslararası eleştirmen açısından en net ve korkusuz yazarlardan biri olarak kabul ediliyor. 2014 Kafka Ödüllerini kazanan ve 2016 The Man Booker finalisti olan Patlama Kayıtların'da da benzer korkusuzluğu ve netliği okura yapılan bir itiraf eşliğinde kitaba giriş yapıyoruz. Patlama Kayıtları Hakkında Her Şey: a. Mythorealism: Patlama Kayıtlarını konu ve biçimsel olarak incelemeden önce Lianke'nin terimselleştirdiği anlaşılmasındaki en önemli yapısı olan "mythorealism ( mito-realizm diye çevrilebilir sanırım)" kavramını incelemek gerekiyor. Lianke'ye göre günümüz Çin'in gerçekleri kurgusal gerçeklik içine girmesinde yetersiz görmesi yatmaktadır. Bu nedenle de Çin'deki yazarların acilen büyüsel gerçekçiliğin gölgesinden kurtulması gerektiğini belirtiyor : ... "Gerçekçilik dediğimiz bir dizi mantıksal olayın nedensel korelasyon içinde titizlikle uyum sağlayarak saçma olabilecek tüm her şeyi devredışı bırakır. Büyüsel gerçekçilik ise gerçeğin altında yatan olaylar her ne kadar hayattaki gerçeklik algımızı yansıtmasa da yeniden keşfeder. Fakat Çin toplumu açısından baktığımızda, gerçeklik saçmalığın, kaosun, düzensizliğin ve mantıksız olabilecek her şeyin yer alabildiği bir toplum haline gelmesinden dolayı literaturde var olan gerçeklik kavramının kurgusal gerçeklik kavramıyla bağdaşamaz hale gelmesi mytho-realism kavramının doğusunu zorunlu kılar b. Konu-Kurgu-Anlatım : Patlama Kayıtları yazarın aşağıda yer alan ve gerçek olay bir derlemenin ürünü olarak, Çin'in tarihsel kayıtları içinde Mao sonrası bir zamanda adı Patlama olan bir köyün Çin ekonomisinin hızlıca büyümesini 2013'lere kadar iki
Patlama KayıtlarıYan Lianke · Can Yayınları · 2019120 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·255 syf.··
2017 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2017 00:00
Gün Ortasında Karanlık Koestler'in en başarılı eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ağır bir şekilde politik dönem eleştirisi ve psikolojik gerilimi olan bir kitap. Her ne kadar net bir dönem ismi belirtilmemişse de kitabın Stalin Dönemi'ni eleştirisi olduğunu kitap ile ilgili söylenenler arasında. Rubashov'un sabah aniden kapısının çalınıp tutuklanmasıyla bu karamsar süreç başlıyor. Rubashov'un hücre kapatılmasıyla geçmişi ve hayalleri arasında gelip gidiyoruz. Okuduğum en klostrofobik kitaptı cidden. Okurken cidden bir hücre içinde nefessiz kaldığımı hissettiğim çok an oldu.Özgürlük teması, kitabın geçtiği Stalin Dönemi'nin (net şekilde belirtmemişse de) karanlığı çok iyi betimlenmişti. Kara mizah öğeleri çok başarılıydı. Hücre için iletişim içinde iletişimsizlik, hücrelerin içine tıkılan farklı insanların ayrışmışlığı çok edebiydi. Sonuç Bu tarzda yazılan çok tema var aslında. Koestler'i farklı kılan ciddi olarak Rubaskov ve kitabın atmosferi. Bir kahraman nasıl yaratılır sorusunu Arthur Koestler çok başarılı olarak ortaya koymuş olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan bakıldığında, edebi anlamda daha farklı arayış içindeyseniz öneririm. Çünkü, çağdaş anlamda bakıldığımda benim aklımda kalan birkaç kahramandan biri olarak kalacak Rubaskov. Eğer politik olarak bahsi geçilen döneme ilginiz yoksa, karamsar ayrıntılar sizi genelde boğuyorsa, kara mizah öğelerine tahammül edemiyorsanız karar size kalmış. İyi okumalar!
Gün Ortasında KaranlıkArthur Koestler · İletişim Yayınevi · 2019568 okunma
10/10
·400 syf.··
2017 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2017 00:00
" Yaşam, karşımıza çıkan bütün suları, zaman zaman dibe batsak da yüzeye çıkarak aşmaktan ibarettir" Bu kitabı en güzel anlatan çıkarım bence bu. Ikezawa, çok klişe bir durumu, kendi yaratıcılığını zenginleştirmek için uyuşturucu deneyimine başlamasını ve bu durumun gittikçi bir bağımlılık haline gelerek uydurma bir suçlama doğrultusunda hapse atılması üzerine ablasının girip ressam kardeşin kurtarılmasını konu alan bir plot ile önümüze getiriyor. Olaylar hem Tetsuro (ressam ), hem de ablası Katsuro tarafından anlatılıyor. Kitabı 5 yıldız kılan durum bana göre, çok sıradan kavramların önümüze getirilmesi ve aslında bizim batı-toplumların karşı karşıya kaldığı, hukuk, devlet, yozlaşmakta olan kültürel ve bireysel erozyonumuza bir ışık tutmasıydı. Kullanılan bazı alt metinler özellikle cidden muazzamdı. Toplumda elitist yaklaşım içinde olan kişilerin kendilerini toplumdan soyutlamaları Katsuro olarak çok naif bir şekilde öne konuluyor. Ikezawa, her ne kadar doğululuk ve Avrupalılık kavramlarını bazen okurun gözüne az da sıkan şekilde soksa da betimlemeleri,dilinin akıcılığı tarafından güzel bir eserdi. Tabii ki olay akışlarını okuduğunuzda biraz daha ayrıntılanmasını beklediğiniz durumlar söz konusu. Umudun, bireyselliğin ve kendimizi olduğumuz gibi kabullenip, yaşamda cidden ne kadar anın içindeyiz algısı kitapta çok güzel verilmişti. Herkese iyi okumalar
Ağabeyine Çiçek Taşıyan KızNatsuki Ikezawa · Ayrıntı Yayınları · 2016189 okunma
6/10
·326 syf.··
2019 2. kitabı
·
381 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2019 00:00
Bir Künstlerroman Ben, bildungsroman türünün bir türü olan künstlerroman. Kafkaesk,aşırı freudyen, klostrofobik okunması zor olduğu kadar yorumlanması da son derece derece meşakkatli. En temelinde soğuk savaş sonrası, 1980’li yıllarda Stasi ajanlarının halk üstünde yaydığı korkuyu anlatan ve bu anlatıyı Baudrillard’ın Simulasyon Kuramı üstünden kurguluyan bir kitap. Kitap üç bölümden oluşuyor ve açıkcası bir 280 sayfa neyin anlatıldığını anlamaya çalışıyorsunuz. Kitabın kısaca konusu Charter, W, C adlarında olan yazar olmayı hayali kuran, fakat dönemin koşullarından dolayı Stasi ajanı olarak Firma adı verilen yerde çalışmasını konu alıyor diyebilirim. Başarılı olan 3 kısım: Birincisi, dönemsel paranoyayı, korkuyu, Doğu Almanya ve Batı Almanya halkının Hitler sonrası umutsuzluğunu, halkın tarihiyle hesaplaşmasını çok iyi veriyor. İkincisi, felsefe alt metinleri doğal olarak, sistem eleştirisini, politik yapılanmalar içinde Baudrillard gönderimi üstünden devam ettirmesi bu anlatım esnasında Beckett’e son derece zekice gönderimlerde bulunması. Akabinde, soğuk savaş öncesinde Thomas Mann, Brecht gibi yazarlara atıflar yaparak, II. Dünya Savaşı Alman halkının çaresizliğini çift yönden gösterebilmesi. Sonuncusu ise, Baudrillard Simulasyon kuramın üstünden oluşturduğu karakterin, gerçeklik algısını dualist bakış bakış açısıyla parçalara ayırabilmesi. Sonuç: Ben, uzun zamandır listemde beklentiğim bir kitaptı. Özellikle, Simulasyon Kuramının edebiyatta nasıl işlendiğini okumanın heyecanıyla almıştım. Fakat, yazar görgüsüzce bu durumu okurun gözüne sokması, bunun yanında kitabın finalini herhangi 3. sınıf bir edebiyat okur gibi bitirmesi bu heyecanı darmadağın etti. Altını çizdiğim çok yerler oldu, fakat bu daha çok bana bir düşünsel edebiyat ya da bu türler içine
BenWolfgang Hilbig · Sel Yayıncılık · 201420 okunma
10/10
·232 syf.··
2017 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2017 00:00
Cercas Söylencesi Bazı yazarlar vardır, yazdıklarını içinizde yüreğinizde, iliklerinize kadar bütün ruhunuzla hissedersiniz. Gıdım gıdım okursunuz katık ederseniz yazdıklarını. Kendinizi kandırırsınız oysa her şey gibi bu kitap da bitecektir.Javier Cercas ve Salamina Askerleri, benim için böyle bir kitap oldu. Salamina Askerleri'ni okumayı düşünüyorsanız en üste kalan temanın İspanya İç Savaşı'nı anlattığını bir şekilde aşina olmuşsunuz demektir. Belki Falanj, Falanjist kelimelerini ilk kez duyacaksınızdır. Belki yorumlarda, herkesin okuyabileceği bir kitap değil yorumlarını göreceksinizdir. Ya da en basit olarak neden İspanya'nın iç Savaşı hakkında bir kitap okuyayım diyerek bu kitabı bir yana bırakma eğilimdesinizdir Bendeniz de kitaba başlarken benzer çekincelerle başladım. Ki Cercas'ın okuyacağım ilk kitabıydı. Bu kadar övgü alan bir yazarla ilişkimin bu kitapla bozulur mu korkusuyla çekinerek başladım. Keza, kitap başlarda acaba bu cidden ilk ve son Cercas deneyim mi diyerek tırsa tırsa çevirdim sayfaları. Fakat kitabın çok katmanlılığı sayesinde kitap tane tane kendisini ve Cercas'ın dünyasına sabretmem gerektiğini hissettirdi. İçerik Son zamanlarda okuduğum en başarılı kitaplardan biriydi Salamina Askerleri. Kitabın içeriğine roman içinde roman olarak oluşturulan bir kitap ve 3 bölümden oluşuyor: I. Bölüm: Hikayeyi anlatan ana karakterimizin Mazas'ın hikayesinin peşine düşmesi II. Bölüm: Mazas'ın Hikayesinin detayları III.Bölüm: Sabrettiğinize değecek olan yüce kısım.. Salamina Askerleri, arka kapağında yazılandan çok daha öte bir kitap. İspanya İç Savaş'ında hareketle insanlığa batı medeniyetine ayna tutan, bu dönemde yer alan unutulmaya yer alan kahramanlarının biz burdayız hala demesi. Dönem ışığı altında, Avrupa'nın eleştirisinin yapıldığı bir
Salamina AskerleriJavier Cercas · Jaguar Kitap · 2017351 okunma