Gün Ortasında Karanlık Koestler'in en başarılı eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ağır bir şekilde politik dönem eleştirisi ve psikolojik gerilimi olan bir kitap. Her ne kadar net bir dönem ismi belirtilmemişse de kitabın Stalin Dönemi'ni eleştirisi olduğunu kitap ile ilgili söylenenler arasında.
Rubashov'un sabah aniden kapısının çalınıp tutuklanmasıyla bu karamsar süreç başlıyor. Rubashov'un hücre kapatılmasıyla geçmişi ve hayalleri arasında gelip gidiyoruz.
Okuduğum en klostrofobik kitaptı cidden. Okurken cidden bir hücre içinde nefessiz kaldığımı hissettiğim çok an oldu.Özgürlük teması, kitabın geçtiği Stalin Dönemi'nin (net şekilde belirtmemişse de) karanlığı çok iyi betimlenmişti. Kara mizah öğeleri çok başarılıydı. Hücre için iletişim içinde iletişimsizlik, hücrelerin içine tıkılan farklı insanların ayrışmışlığı çok edebiydi.
Sonuç
Bu tarzda yazılan çok tema var aslında. Koestler'i farklı kılan ciddi olarak Rubaskov ve kitabın atmosferi. Bir kahraman nasıl yaratılır sorusunu Arthur Koestler çok başarılı olarak ortaya koymuş olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan bakıldığında, edebi anlamda daha farklı arayış içindeyseniz öneririm. Çünkü, çağdaş anlamda bakıldığımda benim aklımda kalan birkaç kahramandan biri olarak kalacak Rubaskov.
Eğer politik olarak bahsi geçilen döneme ilginiz yoksa, karamsar ayrıntılar sizi genelde boğuyorsa, kara mizah öğelerine tahammül edemiyorsanız karar size kalmış.
İyi okumalar!