Gorkem Y

Gorkem Y
@grkmy
Müzisyen, kindle sever,surrealism, japon, latin, uzakdoğu goodreads.com/user/show/58114... deliokur.wordpress.com
10/10
·400 syf.··
2017 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2017 00:00
" Yaşam, karşımıza çıkan bütün suları, zaman zaman dibe batsak da yüzeye çıkarak aşmaktan ibarettir" Bu kitabı en güzel anlatan çıkarım bence bu. Ikezawa, çok klişe bir durumu, kendi yaratıcılığını zenginleştirmek için uyuşturucu deneyimine başlamasını ve bu durumun gittikçi bir bağımlılık haline gelerek uydurma bir suçlama doğrultusunda hapse atılması üzerine ablasının girip ressam kardeşin kurtarılmasını konu alan bir plot ile önümüze getiriyor. Olaylar hem Tetsuro (ressam ), hem de ablası Katsuro tarafından anlatılıyor. Kitabı 5 yıldız kılan durum bana göre, çok sıradan kavramların önümüze getirilmesi ve aslında bizim batı-toplumların karşı karşıya kaldığı, hukuk, devlet, yozlaşmakta olan kültürel ve bireysel erozyonumuza bir ışık tutmasıydı. Kullanılan bazı alt metinler özellikle cidden muazzamdı. Toplumda elitist yaklaşım içinde olan kişilerin kendilerini toplumdan soyutlamaları Katsuro olarak çok naif bir şekilde öne konuluyor. Ikezawa, her ne kadar doğululuk ve Avrupalılık kavramlarını bazen okurun gözüne az da sıkan şekilde soksa da betimlemeleri,dilinin akıcılığı tarafından güzel bir eserdi. Tabii ki olay akışlarını okuduğunuzda biraz daha ayrıntılanmasını beklediğiniz durumlar söz konusu. Umudun, bireyselliğin ve kendimizi olduğumuz gibi kabullenip, yaşamda cidden ne kadar anın içindeyiz algısı kitapta çok güzel verilmişti. Herkese iyi okumalar
Ağabeyine Çiçek Taşıyan KızNatsuki Ikezawa · Ayrıntı Yayınları · 2016188 okunma
Reklam

Gorkem Y

, bir kitap okudu
10/10
·400 syf.··
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2017 00:00
·
2017 2. kitabı
Natsuki Ikezawa
8.1/10 · 188 okunma
6/10
·326 syf.··
2019 2. kitabı
·
381 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2019 00:00
Bir Künstlerroman Ben, bildungsroman türünün bir türü olan künstlerroman. Kafkaesk,aşırı freudyen, klostrofobik okunması zor olduğu kadar yorumlanması da son derece derece meşakkatli. En temelinde soğuk savaş sonrası, 1980’li yıllarda Stasi ajanlarının halk üstünde yaydığı korkuyu anlatan ve bu anlatıyı Baudrillard’ın Simulasyon Kuramı üstünden kurguluyan bir kitap. Kitap üç bölümden oluşuyor ve açıkcası bir 280 sayfa neyin anlatıldığını anlamaya çalışıyorsunuz. Kitabın kısaca konusu Charter, W, C adlarında olan yazar olmayı hayali kuran, fakat dönemin koşullarından dolayı Stasi ajanı olarak Firma adı verilen yerde çalışmasını konu alıyor diyebilirim. Başarılı olan 3 kısım: Birincisi, dönemsel paranoyayı, korkuyu, Doğu Almanya ve Batı Almanya halkının Hitler sonrası umutsuzluğunu, halkın tarihiyle hesaplaşmasını çok iyi veriyor. İkincisi, felsefe alt metinleri doğal olarak, sistem eleştirisini, politik yapılanmalar içinde Baudrillard gönderimi üstünden devam ettirmesi bu anlatım esnasında Beckett’e son derece zekice gönderimlerde bulunması. Akabinde, soğuk savaş öncesinde Thomas Mann, Brecht gibi yazarlara atıflar yaparak, II. Dünya Savaşı Alman halkının çaresizliğini çift yönden gösterebilmesi. Sonuncusu ise, Baudrillard Simulasyon kuramın üstünden oluşturduğu karakterin, gerçeklik algısını dualist bakış bakış açısıyla parçalara ayırabilmesi. Sonuç: Ben, uzun zamandır listemde beklentiğim bir kitaptı. Özellikle, Simulasyon Kuramının edebiyatta nasıl işlendiğini okumanın heyecanıyla almıştım. Fakat, yazar görgüsüzce bu durumu okurun gözüne sokması, bunun yanında kitabın finalini herhangi 3. sınıf bir edebiyat okur gibi bitirmesi bu heyecanı darmadağın etti. Altını çizdiğim çok yerler oldu, fakat bu daha çok bana bir düşünsel edebiyat ya da bu türler içine
BenWolfgang Hilbig · Sel Yayıncılık · 201420 okunma
10/10
·232 syf.··
2017 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2017 00:00
Cercas Söylencesi Bazı yazarlar vardır, yazdıklarını içinizde yüreğinizde, iliklerinize kadar bütün ruhunuzla hissedersiniz. Gıdım gıdım okursunuz katık ederseniz yazdıklarını. Kendinizi kandırırsınız oysa her şey gibi bu kitap da bitecektir.Javier Cercas ve Salamina Askerleri, benim için böyle bir kitap oldu. Salamina Askerleri'ni okumayı düşünüyorsanız en üste kalan temanın İspanya İç Savaşı'nı anlattığını bir şekilde aşina olmuşsunuz demektir. Belki Falanj, Falanjist kelimelerini ilk kez duyacaksınızdır. Belki yorumlarda, herkesin okuyabileceği bir kitap değil yorumlarını göreceksinizdir. Ya da en basit olarak neden İspanya'nın iç Savaşı hakkında bir kitap okuyayım diyerek bu kitabı bir yana bırakma eğilimdesinizdir Bendeniz de kitaba başlarken benzer çekincelerle başladım. Ki Cercas'ın okuyacağım ilk kitabıydı. Bu kadar övgü alan bir yazarla ilişkimin bu kitapla bozulur mu korkusuyla çekinerek başladım. Keza, kitap başlarda acaba bu cidden ilk ve son Cercas deneyim mi diyerek tırsa tırsa çevirdim sayfaları. Fakat kitabın çok katmanlılığı sayesinde kitap tane tane kendisini ve Cercas'ın dünyasına sabretmem gerektiğini hissettirdi. İçerik Son zamanlarda okuduğum en başarılı kitaplardan biriydi Salamina Askerleri. Kitabın içeriğine roman içinde roman olarak oluşturulan bir kitap ve 3 bölümden oluşuyor: I. Bölüm: Hikayeyi anlatan ana karakterimizin Mazas'ın hikayesinin peşine düşmesi II. Bölüm: Mazas'ın Hikayesinin detayları III.Bölüm: Sabrettiğinize değecek olan yüce kısım.. Salamina Askerleri, arka kapağında yazılandan çok daha öte bir kitap. İspanya İç Savaş'ında hareketle insanlığa batı medeniyetine ayna tutan, bu dönemde yer alan unutulmaya yer alan kahramanlarının biz burdayız hala demesi. Dönem ışığı altında, Avrupa'nın eleştirisinin yapıldığı bir
Salamina AskerleriJavier Cercas · Jaguar Kitap · 2017350 okunma