Gürkan

Zaten, bir zamanlar bana ak sakallı meşenin anlattığına göre, adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi. Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi. Bu yüzden, cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi. Cepheler, bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi. Toprağı titrete titrete yürüyen tanklar, art arda gümbürdeyen toplar ve durup dinlenmeden kurşun kusan tüfekler insanoğlunun içindeydi. Hatta, henüz icat edilmemiş silahlar da insanoğlunun içindeydi. Yani, insan bir savaş alanıydı. Ceket, gömlek, pantolon ya da etek giymiş, kravat takmış, tıraş olmuş, kokular sürmüş bir savaş alanı. Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta, okşayan, konuşan, susan, çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı... Peki, bir barış bahçesi olamaz mıydı aynı insan? Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle dolu rengarenk bir barış bahçesi?
Sayfa 97·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·272 syf.··
2026 3. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 09:50
Keşke "Gına" grubundan, Bitap ve Kayra'dan da bahsedilseydi birkaç satır. Yine de Karabük hakkında A'dan Z'ye her şeyin yazılı olduğu güzel bir kaynak eser.
81 İlde Kültür ve Şehir - KarabükKolektif · Karabük Valiliği Yayınları · 20152 okunma

Gürkan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.··
43 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 09:50
·
2026 3. kitabı
Kolektif
0/10 · 2 okunma