Eski Mısır’da ölümle ilgili oldukça güzel bir inanış vardır. Ölülerin ruhu cennetin kapısına geldiğinde, kapıdaki görevliler iki soru sorarmış. Cennete girip girmeyeceklerini,
bu sorulara verdikleri cevaplar belirlermiş.
“Hayattan keyif aldın mı?
Hayatın başkalarına keyif verdi mi?”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
YouTube kitap kanalımda Elon Musk'ın hayatını anlatan bu kitabı önerdim: ytbe.one/b1teQgT1toE
"Ya o uzaya gidilecek
Ya o uzaya gidilecek" Gaye Su Akyol
6 günde yarattığı, milyarlarca yıldır yaşattığı ve sınırlarını genişlettiği, 1971 yılına kadar çamurlarını şekillendirdiği evreni için Tanrı, şantiyesi olan Dünya için o güne kadar çamura verdiği şekiller arasında en gelecek vadedenini yaratıyordu.
Mars ahalisi heyecanlanmıştı, milyar yıllar sonra ilk kez birileri onları keşfetmek uğruna gecesini gündüzüne katarak çalışacaktı. İlk kez bir erkek, kadınlardan çok kendisiyle ilgilenecekti ve bütün ilişkilerini bozmayı göze alacaktı. Mark Watney böyle değildi, o bir daha Kızıl Gezegen'e uğramamak üzere aralarından ayrılmıştı.
M.Ö. 3500lü yıllarda bir Dünyalı, Sümerler için aklındaki tasarımını uygulamak istiyordu. Avlanmaktan, yiyecek aramaktan, geçinip gitmekten bıkmıştı, bari tekerlek falan icat edeyim demişti. Böylece mağaradan nehre, nehirden av alanına, oradan da tekrar mağaraya gitmek daha kolay olabilirdi.
Bilgisayar klavyesindeki tuşlar, kuantum fiziğinin "Aslında hiçbir şeye gerçekten dokunmuyoruz." teorisinden artık çok sıkılmışlardı. Birilerinin gerçek anlamda onlara dokunmasını istiyorlardı. Kodların duygusuz oluşunu kesin bir dille reddediyorlardı.
1971 yılına kadar insanlar kendi atmosferlerini bile aşmayı çok az kez denemişlerdi, gökle yer arasındaki oksijenler her gün yeniden bir sıradanlığa uyanıyorlardı, aralarındaki sıkı bağları bozabilecek hiçbir olay yok gibiydi. Gezegenler her gün birbirlerinin aynı yüzlerine bakmaktan ve etraflarından gelip geçen uydularla, asteroitlerle oynamaktan bıkmışlardı. Prizlerin içerisinde, sobalara, fırınlara, saç kurutma makinelerine, çamaşır ve bulaşık makinelerine, dünyadaki bütün televizyonlara giden bütün
1000kitap'ın profil bilgileri bölümünde cinsiyet seçenekleri olarak sadece kadın ve erkek seçenekleri var, yani profil bilgilerimizi girerken, kendimizi bu iki kategoriden birine dahil etmek zorunda kalıyoruz. İnsanlar sadece kadınlar ve erkeklerden meydana gelseydi, bu durum bir sorun teşkil etmezdi ama, kadın ve erkeklerden başka, ikili cinsiyetli (bigender), akışkan cinsiyetli (genderfluid), çoklu cinsiyetli (polygender) ve benim gibi cinsiyetsiz (agender) insanlar da var ve kadın ve erkek seçeneklerinden birinin seçilmek zorunda olunması; bu insanların kendilerini inkar etmek zorunda olması anlamına geliyor. Kendilerini kadın-erkek ikiliği dışında tanımlayan insanların varlığını tanımamak ve onları kendilerini kadın ve erkek kategorilerinden birine dahil etmek zorunda bırakmak bir ayrımcılık biçimidir, cis-seksizmdir.