Başka bir şey vardı içinde alışkanlık, belki bağımlılık gibi bilemiyordu ve galiba kilisedeki meleği en iyi şimdi anlıyordu; uçmak isteyip yapamayışını. Sorun kanatlarda değildi demek, melek olmak da böyle bir şeydi belki, umarsızca kanat çırpamıyor ve asla hür olamıyordun. Yer çekiyordu İsrafil'i, duyduğu ağrı boşa değildi... Göbeğindeki düğüm sancıyordu.
Savaş, bir şarkıları öldüremiyordu, bir de anıları fakat ezgileri yakıyordu tek tek ve savaşta bile radyolar susmuyor, evvel zaman önce patlayan barutların isini çalıyordu.
Sen bilmezsin bunları ne fenalardır, sanki başkalarının evlerine topraklarına sonradan yerleşmemişler gibi kendileri de bir vakit dağdan gelmemişler gibi herkesi yabancı beller, nefret birliği ederler. Bağlardaki asmaları söküp şu tepelerin bereketini kaçırırlar, mesuliyeti de Gerence yeline yıkarlar.