Gülsüm

Gülsüm
bir çift mavi gözün ışığında
Puan vermedi·327 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 20:53
Okurken hiç acele etmeyip sindire sindire ilerlediğim bir kitap oldu kendisi. Yazarı Susan Forward bir psikoterapist olduğundan anlatım dili, düşündürücü ve çok etkileyici. Ebeveyn olma yolunda ilerleyenler, toksik bir ailede büyüdüğünü veya sağlıklı bir dinamiği olduğunu düşünen aile üyelerine bile içtenlikle öneriyorum bu kitabı. Sağlıklı ebeveynlerin bile gözden kaçırdığı bazı durumların olduğunu, bu kitabı okuduktan sonra fark edeceklerine adım kadar eminim. Kitap sadece toksik ebeveynlerin yaşadıklarını anlatmıyor. Aksine toksik ebeveynlerin çocuklarına yaşattıklarını, kurban psikolojisini, çocukların bu gerçekle yüzleşip sindirmesini ve yol kat edip iyileşmelerine, özsaygılarını kazanıp bundan sonraki süreçte değersizlik hissini ortadan kaldırarak nasıl bir yol ilerleyeceklerini gösteren çok güzel bir kitap. Anne babalarımız her birimizin içine zihinsel ve duygusal tohumlar ekiyorlar, biz büyüdükçe filizlenen tohumlar bazı ailelerde saygı, sevgi ve bağımsızlık kaynağı oluyor. Fakat bazı ailelerde bunlara ek olarak korku, yaptırım ve suçluluk duygusu da ekleniyor. Bu süreci nasıl yönetebiliriz, biz neler yapabiliriz, onları affedip yolumuza mı bakmalıyız yoksa yüzleşip gidişatı değiştirerek aile dinamiğinin yeniden oluşmasını mı sağlamalıyız? Bu gibi sorulara çok güzel yanıt veren bir kitap olduğunu düşünüyorum. Şimdiden iyi okumalar dilerim..
Edebiyat
Zor Bir Ailede BüyümekCraig Buck · İletişim Yayınevi · 20182,877 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.”
Puan vermedi·524 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 23:23
(Uzun fakat okumaya değer bir inceleme oldu. Keyifle okumanız dileğiyle..) Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi adlı romanı ben de çok farklı duygular ve kafa karışıklıkları bırakan bir eseri oldu. Ana karakterimizin (Kemal’in) kafasının içine gömülmüş panoramik bir roman ile karşı karşıyayız. Yazarımız gerçekten derinlik kurma konusunda çok usta. Betimlemeler, teşbihler, gözlemci bakış açısıyla yazma şekli vs gerçekten harika bir yazar. Fakat bu anlatım yoğunluğu beni çok yordu. Yeri geldi yarıda bırakmak istedim. Bazı durumların tekrar tekrar çok uzatıldığını düşünüyorum. O zamanki Nişantaşı toplumunun yaşayış biçimleri, geleneksel insanları ve sosyetesinin çok güzel ifade edildiğini düşünüyorum. Füsun’un da en kıymetli hazinem diye bahsettiği bakireliğin orta sınıfa mensup insanlar için ne kadar önemli olduğu ve eğer bekarken kaybedilirse hayatındaki insanın seni evlenmeye değer görmemesi durumu bu kesimlerin bilincine gerçekten çok güzel yerleşmiş ve biz de o etkilere şahit oluyoruz.. (Spoiler içerir!!) Karakterlerin analizini de yapmadan geçemeyeceğim. Kemal Füsun’a gerçekten aşık mıydı yoksa Füsun’a değil de kendi yarattığı Füsun imgesine mi bağlıydı? Aşk karşımızdaki insanın özneselliğini kabul etmektir fakat Kemal Füsun’u bir özne değil anlam deposu haline getiriyor. Kemal’in bağlanma biçimi kaygılı bir bağlanma. Bunu romanda sık sık fark ediyoruz. Kemal ilişkiyi, Füsun’u kaybetme ihtimaliyle obsesif şekilde meşguldü. Zamanla Füsun’u sürekli idealize ediyor ve ona sürekli anlamlar yükleyip onu yüceltiyordu. Belirsizliğe, yarım kalmışlığa tahammülü asla yoktu ve yıllarca o yüzden çabaladı. Bu belirtiler genelde kaygılı bağlanma stiline sahip kişilerde görülür. Kemal hayatında bir çember çizmiş ve bu çemberin içinde sürekli dönüp duruyor. Buna en güzel
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2026 13. kitabı
Ruh Adam tam anlamıyla “zihni parçalanmış bir adamın” romanı. Ama öyle böyle bir delilikten bahsetmiyoruz. Olay örgüsünde sürekli geçmiş-şimdiki zaman, tarih-gerçek, hayal-hayat, sevda-savaş arasındaki çatışmaları ve etkilerini okuyoruz. Kitapta mistisizm, gerçek, hayal o kadar birbirine karışıyor ki yeri geliyor ben şuan ne okuyorum diyorsunuz. İlk başta Ayşe Pusat’ın anlatımında okumaya başlıyoruz, sonrasında eşi Selim Pusat anlatımı ele alıyor ve olay işte orada başlıyor. Selim Pusat ruhu paramparça olmuş bir insan. Belli bir prensibi var ve onun dışında hiçbir şeyi ciddiye almıyor ve ciddiye aldığında ise alaycı bir üslupla hemen konuyu kendi prensibine getiriyor. Belli bir zaman sonra gerçekten onun bunalımı sizi etkilemeye başlıyor. Bunu kötü anlamda söylemiyorum sadece o tavrını ve tutumunu bize işlemeyi başarıyor. Yazara değinecek olursam ; Yazar kitapta yer yer divan edebiyatından, tasavvuftan ve tarihsel anlatılardan harmanlanmış bir anlatımı bize okuyuculara sunuyor. Bu yazarın seveni de sevmeyeni de çok olunca biraz araştırdım doğrusu. Türkçü-Turancı ideolojinin önde savunucularından birisi. Bu savunmasının yanında ırkçılığı da savunan söz ve düşünceleriyle insanların biraz negatif tutumuna maruz kalmış bir yazar. Osmanlı hanedanına ve özellikle bazı padişahlara(özellikle II. Abdülhamid’e) olumlu baktığı yazılar mevcut. Cumhuriyet’e zaman zaman eleştirdiği yazılar var fakat özellikle kralcılığı desteklediğine dair de siyasal bir tutumu söz konusu değil. Sadece sempatisi söz konusu. ( Kitapta da bu tutumunu yansıtmış.) Derinlikten, iç çatışmadan, varoluş sancısı ve sonu belli bir netliğe ulaşmayan romanları seviyorsanız tercih edebilirsiniz. Açıkçası benim zihnimde yeni bir pencere açılmasını sağlayan bir eser oldu. Çünkü hep belli başlı düşünceleri
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201933,9bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 8. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 23:31
Öncelikle uzun zamandır böyle çıtır çerez bir kitap okumuyordum bu kitap baya iyi geldi. Okurken yüzümde gülümsemenin eksik olmadığı tatlı bir olay örgüsü var. İlk başta ana karakterimiz Everly’nin kötü geçen randevularını okuyoruz sonrası için çok detay vermek istemiyorum ama akıcı, romantik, eğlenceli gençlik tadında bir kitap okumak isterseniz şans verebilirsiniz.
1000Kitap
Bayan Doğru ile Sahte RandevuClaire Kingsley · Pukka Yayınları · 2023683 okunma
10/10
·544 syf.··
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 19:05
Okumak hiç hep hazır hissettiğim bir anı bekliyordum nasip oldu sonunda. Eseri yeni bitirdim. (Hala etkisindeyim ve birazcık da duygusal olabilirim.) Atatürk’ün de dediği gibi: “Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardır çekilen milli sıkıntıların uyanışı ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.” Her gencin okuması gereken bir kitap mı bilmiyorum ama her TÜRK gencinin okuması gereken bir kitap olduğunu biliyorum..
Edebiyat
NutukMustafa Kemal Atatürk · Salkımsögüt Yayınları · 202334,4bin okunma