Comte'un Hıristiyan geleneğe olan bağlılığı, cismani olandan bağımsız ruhani bir düzene olan ısrarında, temel ilerleme düşüncesiyle ilgili olan bağlılığından çok daha açıktır. Elbette Comte bu temel ayrımın teolojik türemelerinin farkındadır, çünkü bu zaten "ruhani" ve "cismani" terimleriyle gösterilmiştir. Fakat semavi ve dünyevi güçler arasındaki mistik karşıtlığın temelinde kurulan şeyin bilimsel olarak "sahih zekâ ve sosyal beğeni" ve "tüm insan evrimiyle ortaya çıkan kanıt" üzerine yeniden kurulabileceğine inanır. Pozitif felsefe, "cismani olandan tamamen bağımsız bir ruhani güç için olan zorunluluğun büyüyen baskısını" ve sonuç olarak da insan toplumunun nihai sisteminin temeli olarak üstün bir "ruhsal otorite" için olan baskıyı hisseder. Bu otorite, Hıristiyan kilisesinin Ortaçağ'da kurduğu ruhsal devlete ve eğitime göre düzenlenir ama "pozitif" bir otorite olarak tüm pozitif kavramlar gibi din dışı ve görelidir
Dikkat toplamak demek, bu anı, bu arada ve şimdiyi tam anlamıyla yaşamak, şu anda bir şey yaparken bir sonrakini görmek düşünmemek demektir.
Yoğunlaşmayı en çok, birbirini seven iki insanın yaşayabileceğini söylemeye gerek
yoktur. Birbirlerine yakın olmayı öğrenmeli ve birçok şekilde, adet olduğu gibi birbirlerinden uzaklaşmamalıdırlar.
Yoğunlaşmayı öğrenmeye çalışmak başta güç gelebilir; kişiye hedefe hiç ulaşamayacakmış gibi görünebilir. Bu da
sabrın ne denli gerekli olduğunun kanıtıdır.
Her şey doğanın zengin bağışıyla başladı
İnsana sundu en güzel hediyelerini
En güçlü, en zarif olanlara
Gücü ve zarafeti bahşettiklerine
Her birinden birer tane verdi
Daha az irfan sahibi olanlara
Daha azını bahşettiklerine daha azını bahşetti
En zayıf kıldıklarına
En düşük sayıda sundu hediyelerini
Sadece tek tane
Bunlar güç yüzükleriydi
Birisi bilginin yüzüğüydü
Diğerleri istemenin ve iradenin
Son yüzük yaratıcı gücün ta kendisiydi
Sonra savaş başladı
Üçlünün sahipleri sadece olumluyordular dünyayı
Olumladıkça ona bir şeyler katıyorlardı
Kattıkça en üstün olandan en düşkün olana
Herkes yükseliyordu göklere sanki
Bir sonrakiler onları biraz kıskanıyordu
İstiyorlardı kendilerinde olmayanı
İstemeden edemiyorlardı