Kalk o koltuktan, uyan!
O göğsündeki hangi şeytanın zinciri
Nasıl da çevrelemiş karanlık, güpegündüz.
Oysa bir zamanlar ölüm, sıcak gelirdi.
Kalk o koltuktan, uyan!
Gözlerindeki hangi şeytanın gözleri
Nasıl da hülyalara dalmışsın bu gerçeklikte.
Oysa bir zamanlar Nur’u kalbinde hissederdin.
Kalk o koltuktan, yürü!
Beline sarılan hangi şeytanın elleri
Nasıl da taşlaşmışsın bu ateş çukurunda.
Oysa bir zamanlar hakkı aramak vazifendi.
Hadi uzat elini, işte aralık kapı; bir el gerekmez,
Rabbin eli sarmışken seni.
Hadi uzat elini, işte gökyüzü; yıldız ışığı gerekmez,
Umut aydınlatmışken yolu.
Hadi uzat elini, işte korktuğun sınır;
Acı çekmen gerekmez, çocukluk şarkısı getirmişken huzuru.
Hadi uzat elini, işte kaybolup aradığın yarın;
Ruhunu boğman gerekmez,
Sevmek bitirmişken bu acı dolu yalnızlık zamanını.
⭐ Gülcan Özen🌙