spoiler içerir.
farklılıklar vardır diye öncesinde şunu belirtmek istiyorum; benim elimde olan kitap Ayser Ali'nin çevirisidir.
Baştan sona gayet akıcı bir biçimde kaleme alınmış, nüfusu küçük ancak ruhu büyük güçlü Suomi'nin, İsveç vesayetinden kurtulduktan sonra yeniden ayağa kalkma mücadelesinin anlatıldığı güzel bir kitap. Bu mücadele kanla bıçakla değil, bilimle eğitimle gerçekleştirilmiş. Bu hususta ülkede yediden yetmişe eğitimsiz kimsenin kalmamasına özen gösterilir nitekim bunun meyvelerini de ülkece alırlar. Kitabın sonunda yer alan efsane benim çok hoşuma gitti. Efsaneye göre içimizdeki ışığın farkına varamazsak aptallar kendilerini bilge, köleler de dünyanın hükümdarı sanarlar. Efsanedeki kutsal ruhun insanlık adına düşündükleri, bir umut ekti kaygılı düşüncelerime. özellikle de şu cümle; "taze bahar çimenlerinin buz ve karın altından güçlükle kendine yol açması gibi insanların parlak düşünceleri, duyguları, iyi niyetleri, üzerimizde hüküm süren kaosun çatlaklarından kendine yol açıp gün yüzüne çıkacaktır."(sf 120)
KARANLIĞIN RUHU IŞIĞINIZI SÖNDÜRDÜĞÜNDE HER DEFASINDA YENİDEN YAKIN. YİNE Mİ SÖNDÜRDÜ, İKİNCİ KEZ, ÜÇÜNCÜ, BEŞİNCİ, YÜZÜNCÜ, BİNİNCİ KEZ YAKIN. YANMAKTAN YORULMAYIN. IŞIK SAÇIN VE ETRAFINIZ AYDINLANANA KADAR BAŞKALARINA DA YOL GÖSTERİN.