Güler Yüksel

Güler Yüksel
@guleryuksel
Onun gidişi büyük bir depremin ardından gelen son sarsıntı gibi ayakta kalan ne varsa yıktı,korkunç bir enkazın altında kaldım. Doğmak bir klişeydi,ölüm bir klişeydi. Aşk bir klişeydi,ayrılık bir klişeydi,özlemek bir klişeydi,ihanet klişeydi, duyguları inkar klişeydi, zaaflar klişeydi,korku klişeydi, zamanın geçmesi klişeydi, haksızlık klişeydi... Ve bütün bu klişeler insanı paramparça eden gerçekleri barındırıyordu içinde. İnsanlar klişelerle yaşayıp, klişelerle acı çekiyor,klişelerle ölüyorlar. Ne zaman doğacağın,ne zaman öleceğin,kime aşık olacağın,kimden ayrılacağın,kimi özleyeceğin,ne zaman korkacağın,yoksul olup olmayacağın ise tesadüftü. Bize yakın biri hastalandığında,öldüğünde,bizi terkettiğinde,o korkunç "tesadüf" bizi bulduğunda "klişenin" hükmü kalmıyordu. Tesadüflerin çizdiği kaderimiz,başımıza gelenlerin bir klişeler serisi olduğu için tesadüflere isyan ediyorduk,"neden ben","neden o","neden şimdi"demek daha anlamlı geliyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Acaba kafamı bir çalı süpürgesiyle temizlemek mümkün müdür?.. Yalnız temiz şeyler kalsın... Fakat süpürge çöplerinden başka bir şey kalmamasından korkarım...”
Sayfa 100
“Nasıl kolayca söyleyiveriyor bunu. Sevmek! Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?
Sayfa 89·Kitabı okudu