Zeynep

Bir de bazı erkekler, kalkıp, Parisli kadınla yarışabileceklerini iddia ederler. O öyle bir kadındır ki: "Çok müteessissiniz! Bundan size ne? Niçin öğrenmek istiyorsunuz? Amma kıskançsınız! Peki, size cevap vermek istemiyorsam?" diyerek hançer darbelerinden kurtulmasını bilir. Öyle bir kadındır ki o, 137 bin şekilde "hayır" der. Ve "peki" onun dudaklarında sayılamayacak kadar çeşitli manalar alır. Peki ve hayır hakkında kaleme alınacak kitap, siyasi, felsefi, lisani ve ahlâki ilimler alanında, henüz yazılmamış bulunan, en güzel eserlerden biri olurdu, değil mi ya?
Sayfa 112
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Saflık gösterip de onları istintaka çeken bir erkeğin ihtiraslı bir sualinden, kalbinin gizli bir köşesini okumak için büyük bir muhakeme inceliği gösterirler. Bir kadını sorguya çekmek, kendimizi ona teslim etmektir. Saklamak istediğimiz ne varsa öğrenir ve konuşurken susmasını bilir o.
Sayfa 112
Onlarda eğreti taraf yoktur. Gökten nasıl kar yağarsa yalan da dudaklarından öyle dökülür.
Sayfa 112
Onlar için yalan, içine mücevherlerini koydukları yumuşak mahfazalar kadar lüzumludur. Böylece yalan, çok geçmeden sözlerinin temeli haline gelir; sahiyi ancak müstesna zamanlara saklarlar, tıpkı faziletleri gibi, yani ya binde bir keyifleri isteyecek, yahut bir çıkarları olacak da öyle...
Sayfa 111
Fransa'da kadınlar, insanı öyle aldatır ki hayran kalırsınız. Adetlerimiz onlara bu sanatı bütün incelikleriyle öğretir.
Sayfa 111