Zeynep

Zeynep
@gulfirus
Bu serseri mahluklar içinde Romalıların bir taş kümesi halindeki hudut tanrılarına benzeyenler de vardır. Böyleleri ruha hiçbir düşünce ilham etmez; oradadırlar işte... Ama niçin? Orasını kimsecikler bilmez. Hani "Dört mevsim", "Ticaret" , "Bereket" gibi mevzular hakkında heykeller yapan sanatkârlara model hizmetini gören tipler vardır, tıpkı onları andırırlar...
Sayfa 196
Reklam
Öyle çehreler vardır ki görenlerin zihninde binbir düşünce doğururlar; kadın veya erkek böyle bir mahlukata mutlak siz de rastlamışsınızdır. Ama nerede? Tesadüf artık...
Sayfa 195
"Hadi artık... ölülerin balodaki kadınlar gibi süslendiği șu menhus mezarlıktan çıkalım..."
Sayfa 189
Ölüler onun nazarında rakamlardır: Vazifesi olümü organize etmektir. Yalnız, yüz yılda üç defa öyle bir vaziyet hasıl olur ki mezarlık müdürünün rolü ulvileşir, öyle zamanlarda o her an ulvidir: veba salgınları esnasında.
Sayfa 187
Ölülerin de bir kapıcısı vardır. Ölüler öyle olur olmaz saatte ziyaretçi kabul etmez. Gecenin sükün ve yalnızlığı içinde bir sevgilinin hâbgâhına gidip kana kana ağlamak isterseniz, müsaade almak için seksen yere başvurmanız lazım gelır. Kış ıçin ayrı talimatname vardır, yaz için ayrı.
Sayfa 186