Bunca çirkinliğin, acımasızlığın, sefaletin bir sonu olmalıydı, değil mi? Sanki dünyanın göbeği delinmiş de simsiyah bir su içeri sızıyor, insanları karanlıklaştırıyordu.”
“Akıl olmayınca duygu gerçekten her şeyi götüren bir akıntı gibidir ama duyguların yola sokmadığı akıl da insanların boğazından geçmeyecek kadar acı ve sert bir lokmaya benzer.”
KADIN?! SÜNNET?!
Waris Dirie, tıpkı diğer Somalili kadınlar gibi sünnet olan bir kız çocuğu ve bu bir GERÇEK YAŞAM ÖYKÜSÜ. Bizzat kendi tarafından yazılmış.
Waris Dirie 1965 yılında Somali’nin Galkayo bölgesinde göçebe bir ailenin on iki çocuğundan biri olarak doğar. Ve Waris, çöl çiçeği anlamına gelir. Beş yaşındayken infibulation denilen bir sünnete maruz kalır. On üç yaşındayken 60 yaşındaki bir erkekle görücü usulü evlendirilmek istenince çölü aşarak Mogadişu’ya kaçar. Çeşitli yollardan geçtikten sonra yol onu Londra’ya götürür.
Tüm yaşam öyküsünü tabii ki anlatmayacağım. Zor yıllardan-yollardan geçerken bir fotoğrafçı sayesinde tüm yaşamı değişecektir. Bununla birlikte Waris; meslek sahibi olacak, bir tek kelime bilmediği İngilizceyi öğrenecek, en önemlisi ilerleyen zamanlarda kadın sünneti konusunda savaşacak..
OKUNMAYA DEĞER Mİ? DEĞER!!
Kitap başlı başına etkileyici fakat Somalili olduğuyla gurur duyduğu satırları okurken gözlerimin dolmasına engel olamadım
Ben de onunla birlikte gurur duydum. İnsan ne yaşarsa yaşasın, nereye giderse gitsin aidiyet hissini veren tek yer doğduğu ve büyüdüğü yerdir. Ne dersiniz? Öyle midir? Çöl Çiçeği