Gülin Dinç

Puan vermedi·496 syf.··
2025 35. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 21:36
Kitabı nereden anlatmaya başlayacağımı inanın bilmiyorum. Ne yazsam içindeki binbir çeşit duyguyu aktaramam. Sema Soykan hanımefendiyi ve kalemini çok sevdiğimi söylemekle başlamak istiyorum. Harika bir tarihi romanla bizleri buluşturdu. Tarihi, araştırmalar sonucu elde ettiği belgelerle öyle bir anlatıyor ki anlatılanlar arasında şüpheye düşmüyorsunuz. Zaten bu kitapta düşülecek bir şey yok. Tüm dünyanın gözünün önünde olan ve saklanan, hala görmezden gelinen bilgiler var. Kitapta gerçeklerden yola çıkılarak uygulanmaya çalışılan siyasi planlar-günümüzde de sürüyor-, Kıbrıs halkının acıları, işkencelerle geçen yıllarda tarifi olmayan acımasızlıklar ve merhametsizlikler, zafer, gurur ve tabii ki aşk var. En önemli noktası da GEÇMİŞİNİ BİLMEYEN GELECEĞİNİ TAYİN EDEMEZ dediği yazıları var. Günümüz siyasetine de değindiği satırlarda bazı şeylerin seneler önce planlandığını görebiliyoruz. Görmek isteyene. Ben bazı yerleri utanarak ve bilmediğimden hayıflanarak okudum. Belli başlı şeyleri bilsek de okumadığım ve araştırmadığım için üzüldüm. İncir ağacının anlatıldığı yerde kendimi zor tuttum.. Gülten, öğretmen Zeyno, Süha, Sevgi, Yiğit, Sarah, Elena ve bilmediğimiz nicesinin hikayeleri size selam olsun.. Yakından da yakın Kıbrıs tarihini okumak için fazla zaman kaybetmeyin. Yazar’la tanışmadıysanız da geç kalmayın! İşin özü okuyalım arkadaşlar, sahip çıkalım! Ülkemize, vatanımıza! Kıbrıs’ı sadece casinolarıyla hatırlamayalım!!!
BelkiSema Soykan · Doğan Kitap · 2025593 okunma
Reklam
10/10
·608 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 18:01
19. yüzyıl İngiltere’sinde, her türlü tutuculuğun kol gezdiği Victoria döneminde geçen Jane Eyre, birçoklarınca kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri kabul edilir. Yazarı Charlotte Brontë’nin yaşamından izler de taşıyan roman, zorlu bir yaşam süren yapayalnız bir genç kızın güçlü bir kadına dönüşmesinin öyküsüdür. Küçük yaşta öksüz kalan Jane Eyre, kendisini hiçbir zaman sevmeyen ancak kocasının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam sürmektedir. Katı kurallarla yönetilen bir yatılı okula gönderilince, bu kez hayatın başka zorluklarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Okulda geçirdiği on yılın ardından öğretmen olarak mezun olur. Edward Rochester’ın malikânesinde mürebbiye olarak iş bulur. Evin gizemli efendisi Rochester’a âşık olur; ama ama ama işler hiç güllük gülistanlık değildir. Jane Eyre bu zamana kadar okuduklarım arasında duygusu en yoğun ve bana en çok geçen klasik kitaplar arasında ikinci sırada oldu. Duygu aktarımı, karakterlerin sağlamlılığı kitabın beğendiğim noktalarından biri. Her şey o kadar ters gidiyor ki Jane’in hayatında, senin yüzün ne zaman gülecek yahu demekten kendimi alamadım.
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202342,2bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 32. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 21:51
“Ateş denizinde mumdan gemiler yüzdürmek hepimizi yormadı mı?” Bu cümleyi ilk kez #kızılgoncalar dizisinde duydum. O kadar güzel bir diziydi ki birçok şeye araştırma ve öğrenme isteği duydum. Dizi sonrası sosyal platformlarda yapılan floodlarda, ses odalarında. Bu zamana kadar bu isteğe erişmemek de benim ayıbım olsun. Başta yazdığım cümleden sonra Hüsn-ü Aşk’a ait olduğunu öğrendim. Okumalıyım dediğim zamanda da çizgi romanının çıktığını gördüm. İlk okumayı da bu şekilde yapmış oldum. Konusuna gelecek olursak; Sevgioğulları kabilesinden iki seçkin can, tuhaf bir gecede dünyaya gelir. İlahî nurun dünyadaki yansıması Hüsn ve ebedî aşkın temsilcisi Aşk. Hüsn’e kavuşmak için Kalp diyarına gidip Kimyayı bulmak zorunda olan Aşk, çıktığı yolculukta türlü mücadelelere girişip nice badireler atlatacak; kâh karanlıkların dibindeki kokuşmuş devin esiri kâh salyaları akan cadıya yem olacak. Hüsn için, gam çölünde mecnun gibi gezecek, atıyla tereddütsüz ateş denizine dalacak. Peki, bu zorlu mücadelelerin sonunda Aşk, Hüsn’e ulaşabilecek mi? Yoksa bu yolculuk onu bambaşka bir hakikate mi ulaştıracak? Her unsurunda tasavvufi bir anlam taşıyan bu kitabın birçok okura ulaşması dileğiyle :)
Kaderin KalemiNazar Karacan · Ketebe Yayınları · 202534 okunma
7/10
·224 syf.··
2025 33. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 08:45
Sinan Akyüz’ün Bosna ile ilgili son kitabı olan Ben Amir, Bosna Savaşı’ndan sonra yaşananları anlatıyor. İnsanlarda bıraktıkları izler. Çocuklarda bıraktığı psikolojik etkiler.. Savaşın ardından, on yaşında gayet mutlu bir hayat süren Amir, arkadaşlarıyla oynarken bir anda evlatlık olduğunu öğrenir. Bu bilgiyle yıkılır. Çünkü istenmeyen bir şekilde dünyaya gelmiştir. Yüzleşmesi ve kabullenmesi on yıl sürer. Yaşadıklarının etkisinden kurtulabilmek için psikoloğa gider. Aldığı terapilerin de etkisiyle onu doğumunda bırakıp giden annesini bulmaya karar verir. Gerçek annesini bulmak istemesi, bununla verdiği savaşı anlatan yazar yaşananların insanlar üzerindeki etkisine değinmiş. Kısa ve öz şekilde en çarpıcı haliyle akıllardan çıkmayacak. Zaten nasıl çıksın? Şu an yaşadığımız dünyada da benzerlerini görmüyor muyuz? İncir Kuşları ve Meyra’yı ağlayarak okumuştum. Son kitabını da içim ezile ezile okudum. En vurucu cümleleri de şuydu “Seni,” diye sürdürdü konuşmasını, “doğurdum ama hiç doğurmamış saydım. Hiç benim olmamış gibisin. Çünkü sen benim anlımdaki kara bir lekesin!” Birden tüylerim diken diken oldu. “Hayır,” diye haykırdım, “hayır… Ben kara bir leke değilim. Ben bir p*ç değilim. Ben bir lanet değilim. Ben bir şerefsiz değilim. Ben sadece hasarlı biriyim. Ben sadece ruhu yaralı biriyim. Tıpkı senin gibi anne.”
Ben AmirSinan Akyüz · Alfa Yayıncılık · 20231,816 okunma

Gülin Dinç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·462 syf.··
5 günde okudu
·
2025 37. kitabı
Hanife Hekim
8.5/10 · 148 okunma
Reklam