Zülfet UZUN

Zülfet UZUN
@gulisaaa
"Hiçbir şey gerçek değildir, her şeye izin verilmiştir." Hasan SABBAH
İnsan, yaşanacak hayatı yalnızca bir tane olduğu için tutkusunun(sevecenliğinin) peşine düşsün mü düşmesin mi, bunu sınayacak deneyler yapamaz.  
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Zülfet UZUN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·279 syf.·
Beğendi
·
7 günde okudu
·
2018 140. kitabı
Mina Urgan
8.4/10 · 3.927 okunma
On dört on beş yaşlarında bir kızdı. Rıhtımda bir bankın önünde her nedense yere oturmuş, başını banka dayamıştı. Ara sıra başını kaldırıyor, perişan gözlerle çevresine bakıyor; sonra başını gene banka dayıyordu. O banka oturmak, saçlarını okşamak, ona gülümsemek, çektiği acıyı biraz olsun hafifletmeye çalışmak geldi içimden. Ama insanca temaslar kurmaktan her zaman alçakça korktuğumuz için bunu yapamadım.
Distopya Dörtgeni
Konuya distopya dörtgenimi oluşturan kitapları listelemekle başlamak sanırım en doğrusu. Yayınlanış sırasına göre; ● Yevgeni ZAMYATİN - BİZ (1924) ● Aldous HUXLEY - CESUR YENİ DÜNYA (1932) ● George ORWELL - 1984 (1949) ● Ray BRADBURY - FAHRENHEİT 451 (1953) Distopyalar konusunda bilgili olsam bu sıraya göre okurdum fakat distopya dünyasına 1984 ile giriş yaptım. Sonra sırasıyla Biz, Fahrenheit 451 ve son olarak Cesur Yeni Dünya'yı okudum. Hepsi genel anlamda eşsiz ama 1984 içlerinde bir değil birkaç adım öne çıkıyor. Sırayla değerlendirmemi yaparken bunun nedenlerini de söylemiş olayım. “Biz” yazıldığı tarih de göz önünde bulundurulduğunda konu itibariyle zaten eşsiz. Anlatım, kurgu güzel ama biraz daha distopya betimlenebilirdi. Tabi ben bu eleştirimi ister istemez diğerleriyle karşılaştırarak yapıyorum. Okurken kendimi o dünyada yaşıyor gibi hissettirmedi. Kitapla alakalı benim tek olumsuz yorumum bu. “Cesur Yeni Dünya” içindeki distopya sıradışı. Sanırım doğru kelime bu; sıradışı. Yazıldığı tarihten ziyade günümüzde bile aykırı denilebilecek bir toplumsal düzen söz konusu. Kurgu ve anlatım da gayet başarılı. Tek olumsuz yorumum toplumsal düzenin ve bu düzenin felsefesinin kitabın sonlarında okuyucuya sunulması. Hikayeyle paralel bu düzen ve felsefe okuyucuyla paylaşılsa daha güzel sindirilebilir. Bu anlamda kafamda bazı boşluklar kaldığı için iki defa okudum. Orwell, “1984″ü yazarken bu iki kitaptan esinlenmiş. Çok da iyi etmiş. Karakterlerin, distopyanın, günlük hayatın en iyi idrak edildiği ve insanı içine alan roman 1984 bence. Okurken kendimi o dünyanın içinde çok net hissediyordum. Belki de dil ve anlatımın başarısının yanı sıra günümüz dünyasıyla olan paralelliğinden ötürü de böyle hissetmiş olabilirim. “Fahrenheit 451″ içlerindeki en kısa roman. Yazarın
"Kendiniz için yapmadığınızı sizin için yapmam! Bu yasadır."