Ah, ne temiz bir hayatım vardır… Bu yaşa kadar hiç kimseyi sevmedim. Eğer bundan sonra seversem ilk aşkın coşkusu ve şiiriyle seveceğim. Sevmedim, çünkü şimdiye kadar kendime layık bir kimseye rast gelmedim; sonra… Aramadım da. Çünkü bence aşk evlilikten ibarettir, karısı olmayacağım bir adamı sevmek benim için bir rezalettir. Eğer onlar gibi aramış olsaydım, ben de buldum sanarak böyle pis maceralarla kirlenebilirdim. 
Hassas, hayalperest, şiir seven her genç kız gibi ben de dünyada en büyük saadetin yalnız sevmek ve
sevilmekte olduğuna inanırım. Bence hayatımda en büyük, en mukaddes şey ancak aşktır, fakat hoppalık edip deli gibi rastgele bir adamı sevip de iki gün sonra ya aldandığımı anlayıp yahut bıkıp, dönme dolap oynar gibi sefil ve murdar tecrübelerde sürünmek izzetinefsimin tahammül edemeyeceği bir alçalmadır. Evet, ben de sevmek ve sevilmek isterim, fakat isterim ki seveceğim adam aşkıma ve bana layık olsun ve daha isterim ki o sevdiğim adama üzülmeden pişman olmadan hayatımı ölünceye kadar geri almamak üzere vereyim.