Gülseven Çakır

Gülseven Çakır
@gulseven
null
Müşteri hizmetleri
Üniversite
Bursa
Bursa, 29 Temmuz
169 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı

Gülseven Çakır

, bir kitap okudu
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
17 günde okudu
·
2018 23. kitabı
Asude
7.4/10 · 2.237 okunma
Reklam
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2018 22. kitabı
#kitapyorumu #OAğacınAltında #ErhanTuncer Yıllardır hep hayalini kurduğum Yeşilçam oyuncularıyla bu kitap aracılığıyla neredeyse tanışmış kadar oldum. Oyuncularla yapılan samimi röportajlarda içten anlatılan hikayeler beni o anda hissettirdi. Cüneyt Arkın, Adile Naşit, Münir Özkul, Erol Taş ve daha adını sayamadığım birçok Yeşilçam oyuncusuyla, anılarıyla kucaklaştım. Kitabın sonlarına doğru paylaşın resimlerde zaman yolculuğuna çıktım. Yaşanılan zorlukları, çekilen sıkıntıları bir film için verilen emekleri takdir ettim. Bu camiaya emek veren oyuncularımızın değer görmediği zamanlarda yaşadıklarını anlattığı sahnelerde bende duygulandım. Bizleri kah güldüren, kah ağlatan oyuncularımıza ve yapımda emeği geçen herkese çok çok teşekkür ederim.
Sinema
O Ağacın AltındaErhan Tuncer · Titanic Yayınları · 201821 okunma
9/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2018 21. kitabı
#kitapyorumu #NiyetDefteri #MeltemGüner Niyet, bizim bulunduğumuz bir halden diğer bir hale geçişimizin yol haritası, yolculuk biletidir. Annelerimizin de dediği gibi bir işe başlarken niyet ettim niyet eyledim sözleri bunu tam anlamıyla doğrulamaktadır. Niyet için hedef , hedef için karar, karar için eylem, eylem için tamamlamak iyi dosttur. Korktuğum başıma geldi diye boşuna dememiş atalarımız. Korku ile söylenen, endişe taşıyan tüm ifadeler dilekler hızla olur. Ben asla yapmam, ben olsam böyle yapmazdım diye söylenen sözlerle başkalarını yargılarken kulağımıza bir atasözü fısıldar. “Büyük lokma ye, büyük konuşma!..” Kişileri tanımadan, hayatları hakkında fikir sahibi olmadan yargılarız. Unutmayalım ki “Yargılarımızla yargılanır ve şikayet ettiklerimizle sınanırız.” Elimizden kayıp gidene, alınana birçok tepkiler veririz. Biz gidene odaklanırken gelenin farkına dahi varamayız. Biz gülümsüyorsak, hayat bizimle gülümser. Yaşamın en değerli hediye olduğunu bilen kişi değer verir, önce kendine ardından çevresine ve elbette değer görür. Boşa harcadığın ne varsa bereketini alır götürür. Yaptığımız pazar alışverişi sırasında pazarcı bereket versin diyerek alır parayı bizlerde bereketini gör diye cevap veririz. Bereketiyle bir iken bin oluverir. Ben bu kitabı sadece kişisel gelişim olarak tanımlamanın yetersiz kalacağını düşünüyorum. Yenilenmek huzurlu ve mutlu günlere Merhaba diyerek başlangıç yapmanın ilk adımı.. Tüm dileklerimizin, niyetlerimizin, yaptığımız en içten dualarımızın kabul olması dileğimle Kitapla kalın
Siyaset
Niyet DefteriMeltem Reyhan · Sihirli Us Yayınları · 2015716 okunma
6/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2018 20. kitabı
#kitapyorumu #TuğçeAksal #KaranlıkAşk Basit ve sade anlatımıyla Demir ve Elif’in hikayesiydi. Olaylar yalın bir anlatımla anlatılarak, sıkıcı olması engellenerek anlatılmıştı. Ana karakterimiz Elif’in baloya gittiği bir gece başına talihsiz bir olay gelmiştir. Hoşlandığı kişiyle hava almak için dışarıya çıktığında tanımadığı kişiler tarafında tecavüze uğramıştır. Hayatının baharında gencecik bir kız olan Elif için bu durumu atlatmak kolay olmadığından kimselerin kendisine acımasını istemiştir. Ailesini ikna ettikten sonra ayrı bir eve çıkıp devlet okuluna devam etmiştir. Okulda gördüğü ve tanıştığı Demir ve çetesiyle sanki daha önce duyduğu bir koku kendisini rahatsız etmiştir. Geçmişiyle bağlantılı olan bu koku Elif için gerçeklerle yüzleşmesi demektir. Demir , mafya bir babanın oğlu olması nedeniyle acımasız, zorba ve lafımın üstüne laf söylenmeyecek denilen ağır abi tipte biridir. Demir zorba hareketleri ile Elif’i canından bezdirmiş olup Demir’i nerden hatırladığını bulması gerektiğini hissettirmiştir. Elif sadece kokusunu hatırladığı Demir’i nereden hatırlıyor? Demir’in Elif’in geçmişiyle ilgili bağlantısı ne?? Elif kendi kendine intikam yemini ederken aklına ve kalbine dolan bu duygu da neyin nesidir ??
Edebiyat
Karanlık AşkTuğçe Aksal · Müptela Yayınevi · 2015773 okunma