Uyuşturucu gibi, alkol gibi, insanı hem hasta eden hem de büyüleyen bir şeydi aşk. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın insanın bünyesinden atamadığı kimyasal bir bağımlılık.
Sefaletim beni canımdan öyle bezdirmişti ki, artık bu hayatı savaşmaya değer görmüyordum. Bahtsızlık baskın çıkmış, fena yüklenmişti. Öylesine bitmiştim ki, şimdi eski halimin bir bölgesiydim ancak.
Çıkarları, gelecekteki olası çıkarları yüzünden darılmasını bilmeyen, yetmişiki düvelle barışık olmaya çalışan, üstelik bu aşağılık eksikliklerini meziyet sanan ve meziyetmiş gibi gösteren çok yüzlü insanlardan iğreniyorum.