Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 12 dk.
Sayfa Sayısı:
113
Basım Tarihi:
Aralık 2004
Yayınevi:
Metis Yayınları
ISBN:
9789753424929
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·113 syf.··
Beğendi
·
2021 91. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2021 15:58
Anneannesinin Ermeni kökenli olduğunu oldukça ileri bir yaşında öğreniyor Fethiye Çetin, ve tabii ki çok şaşırıyor. Düşünsenize, aile içinde hiç konuşulmayan bir sır var, ve ölümünün yaklaştığını hisseden anneannesi tarafından, bir ümit belki akrabalarını bulabilir düşüncesi ile, birinci ağızdan torununa aktarılıyor. Heranuş ya da diğer adıyla Seher, 1915 olayları sırasında yakınları öldürülen, annesi ve kardeşlerinden ayrı düşen ve Türkler tarafından alınıp yetiştirilen çocuklardan biri… Fethiye Çetin anneannesinin acıklı hikayesi ile birlikte tanımadığı Ermeni kökenli akrabalarının da peşine düşüyor ve soruyor: “Bu insanlar içimizde yaşamalarına rağmen hikayelerini neden kaybettiler? Neden susmayı tercih ettiler?” Hristiyan bir Ermeni iken Müslüman bir Türk olarak devşirilmiş anneannesi, bundan bir gün bile şikayet etmemiş. Yeni dili, yeni dini, yeni ailesi ile bambaşka bir hayat içinde var olmaya, mutlu olmaya çabalamış. Savaştan sonra haber almayı başardığı, ancak sonra yine izini kaybettiği kardeşi ve babasından kalan bilgi kırıntıları ile, ömrünün son günlerinde torununa başvurmuş Heranuş. Bu acı sırrının yükünü daha fazla taşıyamamış; bir ümit, onca yıl ayrı düştüğü ailesinden bir haber almak istemiş belki de… Paramparça olan aileler, birbirini kaybeden anne-baba-çocuklar; acı, acı, acı… Akrabalarını kaybetmenin acısı, varını yoğunu kaybetmenin acısı, aşağılanmanın acısı, çaresizliğin acısı ve en çok da o evlat acısı! Heranuş’un, bir şekilde tekrar bir araya gelmeyi başarmış ve Amerika’ya yerleşmiş anne-babası yeni bir hayata nasıl başlamışlar, anlamaya çalışıyor insan. Geride kalan evlatlarından bir haber alabilmek için aylarca Suriye’de kalıp, yoksulluk içinde, tüm biriktirebildiklerini teslim ettikleri kaçakçılardan haber bekliyorlar örneğin. Yıllar
Tarih
AnneannemFethiye Çetin · Metis Yayınları · 2004472 okunma
Puan vermedi·113 syf.··
2021 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2021 14:43
Olduğu gibi yaşanılanlar anlatılmış. Öyle akıcı, öyle duru bir anlatım ki sonunda "bu günler gitsin geri gelmesin" cümlesinin içtenliğine sığınıp rahatlamaya çalışıyor insan.
Hayat ve İnsan
AnneannemFethiye Çetin · Metis Yayınları · 2004472 okunma
1915 Yılı Tüm Korkunçluğu ile Çökmüştü Ailemizin Üzerine
9/10
·113 syf.··
2023 4. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2023 00:58
Edebi bir romandan ziyade yaşanmış olaylara dayalı bir günlük gibi olduğunu öncelikle belirtmek gerek. Anlatımı oldukça sade ve açık, bu kadar düz ve sade olmasına rağmen tüm anlatılanların gerçek olduğunu düşününce çok daha dokunaklı oluyor. Kitapta dendiği gibi: “Biz burada Richard olmuşuz; Deborah olmuşuz, Nancy, Sylvia olmuşuz, Virginia olmuşuz. O da orada kalmış, Fethiye olmuş, Mahmut olmuş ve 1915 yılı bir kez daha tüm korkunçluğu ile çökmüştü ailemizin üzerine.”
AnneannemFethiye Çetin · Metis Yayınları · 2004472 okunma
Puan vermedi·113 syf.··
2018 17. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2018 12:44
Okurken zaman zaman tebessüm edeceksiniz, zaman zaman da gözyaşlarınızı tutamayacaksınız, bilmeyenler için, hayretler içinde kalacaksınız. Mutlaka okuyun!
AnneannemFethiye Çetin · Metis Yayınları · 2004472 okunma
10/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2020 14:21
Yazarın 2004 yılında yayımladığı, 2006 yılında Fransa’da Prix Armenia ödülünü kazanmış, bu güne kadar on farklı dile çevrilmiş, anneannesinin anlatımıyla onun yaşamını anlattığı duygu yüklü kitabı. Herunuş ya da diğer adıyla Seher, küçük yaşta ailesinden ayrı kalan, Hristiyan ve Ermeni iken Türk ve Müslüman olmuş binlerce çocuktan biri. Yeni bir dili, yeni bir dini, yeni bir ailesi ve hayatı oluyor. Bunlardan hiç şikayet etmeden, hayatın ona getirdiklerine şükredip benimseyerek yaşamına devam ediyor. Ancak gerçek kimliğini , annesini, babasını, kardeşlerini, dedesini, köyünü hiç bir zaman unutmuyor. Bunca yıl ayrı düştüğü ailesinin hasreti ve bir gün onlara kavuşma ümidi ile 95 yıl yaşıyor. Yaşamının son yıllarında belki de kendisiyle birlikte mezara gidecek bu sırrı torunu ile paylaşıyor. Torunu dağılan ve artık birbirlerinden haberleri olmayan aradan yarım asırdan fazla zaman geçmiş bu aile üyelerine ulaşabiliyor mu? Bu sorunun cevabını kitabı okuduğunuzda alacaksınız. Kitabı okurken kaybettiğim anneannemi düşündüm hep. Acıların, ayrılıkların dili, dini, ırkı yok gerçekten de. Hepsi evrensel, hepsi insanlar için.
Edebiyat
AnneannemFethiye Çetin · Metis Yayınları · 2004472 okunma
Puan vermedi·113 syf.··
Beğendi
·
2018 28. kitabı
Geçen yıl bugün okuduğum bu esere harika bir başyapıt derim ben. Otel objeleri ile de hoş durmuş ne yapayım! Yazarın kendi anneannesinin Ermeni olduğunu öğrenmesi ve aile geçmişini araştırmaya başlaması ile Anadolu'da ne hazin öyküler yaşanmış diyor ve kendi geçmişini de araştırma hevesi uyandırıyor insanda bu kitap. Devam niteliğindeki "Torunlar" kitabını da bir yerden bulup okumak lazım sanırım.
AnneannemFethiye Çetin · Metis Yayınları · 2004472 okunma
10/10
·113 syf.··
2026 18. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 12:24
Anlatı kitap okumak istediğim bir dönemimdeyim. Yıllardır sepetime ekleyip hep daha sonra daha çok merak ettiğim kitaplara yer açmak için çıkardığım “Anneannem” kitabını en sonunda sipariş ettim. İyi ki de etmişim. Avukat ve yazar Fethiye Çetin’in anneannesi Seher, 1905 doğumlu Müslüman bir kadın ve Elazığ’da yaşıyor. Bir gün torununa aslında adının Seher değil, Heranuş Gadaryan olduğunu açıklıyor ve böylece uzun yıllar saklı kalan hayat hikayesi ortaya çıkmaya başlıyor. Heranuş, aslında Ermeni ve Hristiyan bir çocukken, Türk ve Müslüman olmak zorunda kalıyor. Kimliği, dili, dini ve hatta ailesi tamamen değişiyor ve film gibi bir hayatın ardından 2000 yılında vefat ediyor. Severek okudum. Heranuş Gadaryan’ın bunca acıya, kayba ve travmaya rağmen tüm bu yaşadıklarının içinde yardımsever, anlayışlı, alçakgönüllü ve vicdanlı kalabilmesi beni en çok etkileyen şeylerden biri oldu. Ayrıca yaşananlara ve onun hayatına g üzüldüm. Bu yüzden sonlara doğru gözlerim doldu, sonra taştı. @_sayfayolcusu_
1000Kitap
AnneannemFethiye Çetin · Metis Yayınları · 2004472 okunma
o günler bitsin bir daha geri gelmesin
8/10
·113 syf.··
2022 91. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2022 15:26
film izliyormuşum hissi veren kitaplar benim için her zaman daha bi sevdiğim kitaplar oluyor. Fethiye Çetin'in anneannesinin hayatındaki izleri takip edeceksiniz. "yaşamı boyunca akla hayale gelmeyecek zorluklara göğüs germiş, çocuklarının ve yakınlarının karşısına çıkan engellerle baş etmiş bu kadın, gerçek kimliği söz konusu olduğunda neden kendini bu kadar çaresiz hissediyordu?" Yazarın bir olayı anlatırken aniden geçmişe gitmesi veya ileri tarihteki bir olayı anlatması başta şaşırtsa da sonradan akışa kapılıp heyecan kattığını fark edeceksiniz.
AnneannemFethiye Çetin · Metis Yayınları · 2004472 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2021 88. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2021 12:02
Kendi anneannemi kaybetmemin tam senesi dolmuşken bu kitabı okumak hem iyi geldi hem de gelmedi... Onun sıcaklığını, direnişini, ailesine düşkünlüğünü ve daha bir çok şeyini satırlarda okumuş gibi oldum. Ama özlemi dağ oldu... Seher hanım, ünlü anneanne, meğerse Heranuş imiş.1915 yılı ne kadar yürek dağlamış... Bu olayın her iki tarafı da kendince haklı. Haksız olanı, masumlara kıyanlar... Ailesinden edilenler, canlarını namuslarını yitiren masumlar, dinini dilini ve yaşadığı ülkeyi değiştirmek zorunda kalanlar... Soyu bozuk, diye nitelenmek yani ötekileştirilmek, toplumdan dışlanmak... İstemedikleri bir hayatı bilmeden yaşamak zorunda kaldıkları halde, önlerine çıkan nimetlerden uzak tutulmaları... Söylenecek çok şey var ama aslında hiçbir şey yok. En güzel özet belki de Heranuş ninenin sözünde saklı: gitsin o günler, ve bir daha gelmesin geri. Sıcacık insanı içine çekiveren, samimi bir anlatımı olan, kronoloji ile boğmayan hüzünlü hikayenin kitabı. Okunması tavsiyemdir.
AnneannemFethiye Çetin · Metis Yayınları · 2004472 okunma
Puan vermedi·113 syf.··
2021 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2021 18:49
“Aradan birkaç ay geçmişti ki bir gün Agos’tan Hrant Dink aradı: “Gazeteye gelebilir misin? Amerika’dan akrabaların seni arıyorlar.” Kitabın bu kısımdan sonrasını gözlerim dolu dolu okudum. Fethiye Çetin’ in anneannesi Ermeni ve Hristiyan iken Türk ve Müslüman olmuş binlerce kayıp çocuktan biri: Heranuş ya da diğer ismiyle Seher. Evet herkesin bir şekilde bildiği ama üzerinde durmamayı, konuşmamayı tercih ettiği saklı yaşamlar. Anneanne bir asra yakın ömrü boyunca sakladığı gerçek kimliğini, son günlerinde torunu Fethiye Çetin’e bir sır gibi anlatır. Kitabın kapağındaki iki demet pembe gül, kayıp ailesine ulaşmaya ömrü yetmeyen Heranuş’ un anne ve babasının New Jersey’deki mezarından. Anneannem; anılar, mektuplar, fotoğraflar ile duygu dolu bir anlatı. Heranuş’un her acı hatırayı anlatırken tekrarladığı gibi bitireyim; O günler gitsin, bir daha gelmesin...
Anlatı
AnneannemFethiye Çetin · Metis Yayınları · 2004472 okunma

Yazar Hakkında

Fethiye ÇetinYazar · 3 kitap
Fethiye Çetin, (d. 1950 Maden, Elazığ) İstanbul Barosu İnsan Hakları Yürütme Kurulu üyeliği ve Azınlık Hakları Çalışma Grubu sözcülüğü yapmış, çeşitli gazete ve dergilerde yazıları çıkmış, son olarak da Ermeni Tehciri'ni yaşamış anneannesinin hayatını anılar şeklinde ve 'Anneannem' ismi altında kitaplaştırmış İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Elazığ'ın Maden ilçesinde doğmuş, ilk ve orta öğrenimini Mahmudiye, Maden ve Elazığ'da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur. Halen İstanbul'da yaşamaktadır. Kitap, 1904 yılında bugünkü Elazığ'ın Kovancılar ilçesine balı Ekinözü köyünde, veya eski adıyla Habab köyünde Heranuş Gadaryan olarak dünyaya gelmiş anneannesi Seher hanımın, 1915 olaylarını 10 yaşında bir çocuğun gözüyle yaşayışını, Çermik zaptiye karakolu komutanı Hüseyin Onbaşı ve karısı Esma hanım tarafından evlat edinilerek Seher ismiyle büyütülüşünü anlatmaktadır. Aynı süreçte, erkek kardeşi Horen de, Karamusa köyünden Hıdır Efendi tarafından alınır ve Nahırcı Ahmet adıyla çobanlık yapmaya başlar. Geriye dönük olarak aile tarihçesi çıkarılmakta, Heranuş Gadaryan'ın babasının Hovannes Gadaryan, annesinin aynı köyden İsguhi Arzumanyan, baba tarafından dedesi Hayrabed Efendi'nin ve kardeşi Antreas Gadaryan'ın Palu, Ergani-Maden ve Kiğı'da tanınan eğitimciler oldukları anlatılmaktadır. Heranuş 1913 yılında okula başladığında babası ve iki amcası para kazanmak için Amerika'ya giderler. 1915 olaylarıyla bu çerçeve içinde karşılaşırlar. Heranuş, Seher olduktan sonra, yeni kimliğinin nüfus kayıtlarına göre teyzesinin oğlu olan Fikri (Fethiye Çetin'in dedesi) ile evlendirilir. Bu arada I. Dünya Savaşı bitmiş, baba Hovannes Gadaryan Suriye'de 1920'de karısı (Seher'in annesi) İsguhi'yi ve onun kızkardeşi Diruhi'yi, 1928'de de Halep'te oğlu (Seher'in erkek kardeşi) Horen'i bulmuş ve Amerika'ya götürmüştür. Küçük kardeşi 1915'de 5 yaşındaki Hırayr ise, anlaşıldığı kadarıyla, Hovannes Gadaryan'ın hanesi içinde tehcir yollarında ölen tek fert olmuştur. Hovannes kızı Heranuş'u (Seher) da bularak mektup ve onlara katılması için para da yollar, ancak Seher bu aşamada artık evlidir ve gitmez. Bu arada bir akraba da, Seher'in küçük teyzesi Siranuş, Siverekli bir Kürt ile evlenmiştir. Tehcirden alınarak evlat edinilen başka kimselerin hikayeleri de anlatılır. Geniş anlamda aile fertlerinden tehcirde ölenlere atıfta bulunulur. Fikri ve Seher'in 4 çocuğu olur. Sabahat, Zehra, Fethiye Çetin'in annesi Vehbiye ve sonradan milletvekili olacak dayısı Mahmut. Mahmut dayısı nüfus kayıtlarında annesi için yer alan 'dinsiz' ibaresin nedeniyle askeri okula giremez. Çocuklar büyüdüklerinde ailenin Amerika'daki Ermeni kanadıyla Horen vasıtasıyla haberleşilmeye başlanır. Mahmut dayısı Amerika'dan gönderilen para ile tahsil için oraya gider gelir. Bu arada Hovannes ve İsguhi'nin Amerika'da iki çocuğu daha olmuştur. Olaylara bakış açısı ve tavırlarından ötürü 'Türk oğlu Türk' olarak niteledikleri Mahmut dayı ile aralarında anlaşmazlıklar doğar ve, anlaşıldığı kadarıyla, Mahmut dayının isteğiyle ailenin Amerika'daki Ermeni kanadı ile irtibat kesilir. Mahmut dayının 5 vakit namaz kılması ailenin Ermeni fertlerini rahatsız etmiştir. Hovannes Gadaryan 1965'de, Horen Gadaryan 1992'de ölür. Bu irtibatı Fethiye Çetin 80'li yıllarda, önce New York'ta bulunan ve telefon rehberinde bir Gadaryan bulan bir arkadaşı vasıtasıyla bir süre kurar. Sonra da anneannesinin 11 Şubat 2000'de Agos gazetesinde yayınlanan ölüm ilanına ilişkin olarak Fransa'da Ermenice yayınlanan Haraç gazetesinde (gayet menfi ve Fethiye Çetin'i küçümseyen tavır ve yorumlar içerecek şekilde) yayınlanan bir haberi görmüş olan ve kendisi de Habablı ve Gadaryanlarla akraba olan Başekiskopos Mesrop Aşçıyan kanalıyla bağlantı tekrar kurulur ve ABD'de yaşayan akrabalarını ziyaret eder.