Seni sevmiyorum artık Yalana dolana battık Ele nispet gülüşler Günü dolmuş vaatler Bana uymaz git yazık Ben yokluklardan Tüm zorluklardan Dipsiz yalnızlıktan Kıvranıp dururken Sen sessiz kaldın Mehtabı hiçe saydın Gün ortası güneşlere Hasret bıraktın Yok kal deme bana Boşuna yalvarışlar Canıma dokunmuyor Ne söylesen zaten Hiç gözüme bakma Yaramaz çırpınışlar Şimdiye kadar söylemekte Geç kaldım aslen Seni sevmiyorum artık Yalana dolana battık Ele nispet gülüşler Günü dolmuş vaatler
EFLATUN TEYZENİN NAZİK VE BERRAK KIZIYDI
Bu cumhuriyet bana, Güzel evet güzel... Issızlığıma endemik çiçek ruhsarı, Mazhar olmuş delikanlı yüreğimin fazlı, Turnalar hep bana, Gülüşler dudaklarına. Bir çocuk gibi ağlanırken sokaklarda, Kalbime düşen şefkat bir şarapsa. Etkisi gibi, Yanı başıma çemberler ola. Bir perde sonrası aşk yeni yeniden başlıyor bak, Cümbüşlük bir patlama. Güneşin gözlerimin içine vuruyor sevgili, Tanışılmamış sevgili sevgili... Karşılaşılmamış sevgili sevgilim, Şimdi kuşlar oradalar zaten, Albatros kıyılarında inciler, Yaşlanmam ben sakın asla. Bir cilve kadar hazinem var, Taşar gider bir yürek çorbasıyla, Tuz bandırılıp ekmekle yenir, Yanına bir soğan iyi gider. Debreşir benlikler, Bir çay içsek her şey geçer. Bizim mahallenin eski delisiyim ben, Kader bir güzel gelip geçtiğinde,
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yalanı kendine artık çağ insanının Mutlu olamıyorsam artık böyle olayım der gibi Somurtulmuş yüze, ne gülüşler konduruluyor. Ulaşılacak gökdelenleri olunca ruhun Bir acımtırak yaşamak ezgisi artık acıklı Yolu kış soluklarına gebe tangır tungur Şairler olmasa şairler Bu ruhlar ne güzel bu masallarla uyur… Ali İhsan Konuklu
Mekkede Erkamın adalet evi Daha konuşmazsın hemen; önce gözlerin uyanır, sonra bakışların, en son da o içimi ısıtan gülüşün. Göksel 48 Sen Uyanırken Erkam ibnil Erkam Mekkede adalet evi Oydu müslümanlara evini açan sahabi Evini açarken seslendi Resullullah nebiye Sallahu aleyhi vesselem baktı yüzüne Ey efendimiz evim müslümanlarındır.. İslamın sesi içimizi ısıtıyordu İlk önce Efendimiz SAV sonra müminler Hepsi bu evde uyanıp kıyama kalkacaktı Darul erkam erkamın evi sahabe yurdu Erkam ibnil erkam Mekkede bir kahraman Gözler uyanınca bakışlar kıyama kalktı Şiirler naatlar bu adalet evinde yazıldı Dünya böyle değildi sahabeler devrinde Sahabeler gidince kaldık efkâr içinde Şimdi içimizi ısıtmıyor sahte gülüşler Kuraan okuyordu Kahraman sahabe Erkam b erkam okudu Bakara suresini Dediki ey kahramanlar içimi efkâr basar Kafir ve münafıklar istemez hayırlı olanı Ne hale geldi dünya efkârı hep kaldı bize
Şiir
Kırık bir vazoya benzer yarım kalan gülüşler.
1000Kitap
"Bir fotoğraf karesinde donup kalmış gülüşler gibiyiz; arkasında ne fırtınalar koptuğunu sadece biz biliriz."