‘Bizden uzaklaşmadıkça bize görünmeyen sıhhat, itiyadın verdiği hissizlikle, sağlamların şuurundan kaçıp nasıl ve nereye saklanıyor? Onu ben görüyorum, çünkü benden uzak; onu ben Mithat Bey’in kırmızı yüzünde, çelikli damarlarında, arkadaşımın otururken rahat gerilişlerinde, bacak uzatışlarında, korkusuz bakan gözlerinde görüyorum.’
15 yaşında hasta bir çocuğun korkularıyla, ızdıraplarıyla, gücüyle ve güçsüzlükleri ile geçirdiği 9.hariciye koğuşu günlerini ve deneyimini okurken insanın kayıtsız kalması, anlatıma hayran olmaması mümkün değil. Bir sağlıkçı olarak, bu kitabı okumak istememin en önemli sebebi, Peyamı Safa’nın kendisinin de benzer sağlık sorunları geçirdiğini bildiğim için, bu deneyimini edebi olarak nasıl satırlara döktüğünü merak etmemdi. Tabi beklentim, kitabın son bölümlerinde kalmış olan hastane günlerinin kitabın tamamına hakim olmasıydı. Bu konuda Peyami Safa’ya ufak bir sitemim olabilirdi :) Kitabın Nüzhet ile olan macerayla başlaması ve ‘bence’ asıl konuya kitabın sonuna doğru gelinmesi yine de ‘dışarıdaki ağaçların bile sıhhatine imrenen’ bir çocuğun ızdırabına ortak olmamızı engellememiş. Keşke bitmeseydi dediğim değerli eserlerden..
…Sakalları gerçekten de özenle şekillendirilmişti. Ama sakalını öyle bir hevesle sıvazlıyordu ki, dünyaya önce sakalın geldiğini, sonra da onu okşasın diye adamın yaratıldığını düşünmemek elde değildi.
Sayfa 118 - İş Bankası Kültür yayınları·Kitabı okudu
Kitabı, içindeki hikayelerin bilinirlik sırasına göre okudum. Palto ile başladım, anlatım dili, yaşattığı duygular (en çok merhamet) ve kurgusu oldukça etkiledi. Daha sonra Burun’a geçtim. Bu ne biçim hikaye, ne saçma diye düşünerek okurken hikayenin sonunda yazarın özeleştirimsi paragrafını görünce hikayeye farklı açılardan bakmama vesile oldu ve taşlar biraz daha yerine oturdu. Bir delinin hatıra defteri, oyununu da izlediğim için beklentimi karşıladı. Fayton kısa ve eğlenceli, geride hoş bir tat bırakan ama etkileyici olmayan bir hikaye. Kitaba artık devam etmeyeyim diye düşünürken, Portre hikayesine başlayınca elimden bırakmak istemedim. Sürükleyici ve gizemli bir hikaye. Birbirinden çok farklı konularda ve anlatım biçimlerinde olan hikayelerin yine de aynı yazardan çıktığını belli eden birçok ortak özelliği de bulunuyor. Sadece bunun için bile okumaya değer bir klasik eser. Keyifli okumalar diliyorum.