Nihal

Nihal
Evli
Yüksek lisans
37 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı

Nihal

, bir kitabı okumayı düşünüyor
Josette Elayi
8/10 · 34 okunma
Ders konularım arasında asur imparatorluğu ve asur koloni şehirlerde var. Acaba bu konularda ayrıntılı bilgi var mı
Henüz okumadım, okuyacaklarım arasına ekledim
Reklam
Herkesin faydasına olsa da inatla karşı çıkılan yöntem
Zeka düzeyleri çok farklı çocukları aynı sınıfa koymak çok sakıncalıdır. Daha zeki olanların iyice bildikleri şeyler anlatılırsa canları sıkılır; daha az zeki olanlar ise henüz kavramadıkları şeylerin temelde bilinen şeyler olarak düşünülmesinden üzüntü duyarlar.
Şunu bir benim oğlanın öğretmenlerine anlatamadım 🙄
Denklik esastır.
Narsist kişi ne diyordu; "Gel seninle beraber, beni sevelim."
1K
Aslında sevgilerin büyük çoğunluğu böyledir. Sadece aşk değil bütün ilişki türlerinde kendimizi severiz. Karşılıksız hiçbir sevgi yoktur. Anne-baba sevgisi de dahil. Çocuklarımızda kendimizi gördüğümüz için onları severiz. Özellikle çocuk, annesinin bir parçası olduğu için anneler çocuklarına aşırı düşkündür, der Freud. Yani bir anne kendi elini, kolunu, gözünü gördüğü gibi görür çocuğunu. Gözü gibi sevmeleri bundan gelir. Karşılıksız aşkta da durum bundan ibarettir. Aşık olduğumuz kişinin bizi sevmemesi bizi ona karşı tutkulu bir hale getirir. Sebep ortadadır: Ben nasıl sevilmem. Ve birçok karşılıksız aşk, karşılığını bulduğunda sona erer. Bunun sebebi de yine narsistik duygulardır. Hedefimize ulaşıp sevilmişizdir ve o tutkulu aşk bitmiştir. Freud kişinin herhangi bir şeyi sevmesini narsisizmle eş tutar. Fromm katılmaz bu görüşe. Fromm, Freud'a göre daha insancıldır ve sevginin bir erdem oldugunu savunur tıpkı doğruluk ve cesaret gibi. Fromm sevgi kelebeğidir, Freud tam tersi. Fromm kişinin kendini sevmesini bencillik olarak görürken, Freud ise bunun doğal olduğunu savunur. Ben de Freud'dan yanayım. Kişi neyi severse sevsin kendisini sever, kendi için sever.;)
Önceki 6 yanıtı göster
Mustafa A.
Mustafa A.
Şeyma R.GZN...
Şeyma R.GZN...
Bu tarz gönderileri okumak çok keyifli. İçi boş sosyal medya paylaşımlarından sonra bu platformda bu dolu dolu muhabbete denk geldiğime çok sevindim, kendi adıma teşekkür ederim.
5 yanıtı göster
Bit(t)ik Adam:)
Puan vermedi·120 syf.·
2023 184. kitabı
“Bitik Adam”ı okurken kendinize dikkat edin Thomas Bernhard sizi “Yitik Okuyucu” yapmasın. Thomas Bernhard çok farklı bir kişiliğe, kendine has bir üsluba sahip bir yazar. Önüne gelene bazen kendisine bile lafını esirgemeyen biri. Aynı düşünceler, aynı doğrultudaki cümleler, aynı olaylar, aynı olgular arasında gidip gelen yüz yirmi sayfadan oluşmuş bir kitap. Yazarın zihni hiperaktif bir çocuk gibi yerinde duramıyor. Bir düşünceden başka bir düşünceye, bir durumdan başka bir duruma zıplayıp duruyor. Modern toplumun yalnızlaşan insanı ve amaçsız bir yaşamın ve bu kısır döngü kitabın sonuna kadar devam ediyor. Kitabı şöyle bir silkeleseniz yirmi sayfaya düşer. Onun için ben okurken bitik olmaya doğru adım adım ilerledim. Herkesin beğendiği bir kitabı ya da yazarı beğenmeyebiliyorum bu da benimle ilgili bir durum sanırım. Ama yazarı tanımak, edebi anlayışını kavramak adına her zaman her yazar okunması gerekir diyorum. Beni sarmamış olması, yormuş olması sizi de sarmayacak yoracak anlamına gelmez. Ama elinizde ne olduğunu bilerek okursanız daha yararlı olacağını düşünüyorum. İyi bir okuma kültürüne erişilmişse kitaplarının konusunun ne olduğu okuyucu için pek önemli değildir. Asıl önemli olan yazarın kullandığı üslup ve kurgudur. Yazdığı düşünceler, olaylar, olgular kitabın birçok yerinde tekrar tekrar karşınıza çıkabiliyor. Bu ilk başlarda okuyucuyu sıksa da aslında yazarın kendine has üslubundan ileri gelmekteymiş. Gerçek yaşamındaki düşüncelerinde de bir netlik yoktur. Bunu kitapta sayfalar arasında savrulurken de görebiliyoruz. İyi okumalar diliyorum size.
Bitik AdamThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 20261,921 okunma
👍🏻😊