Şâirleri düş görmeyi terk etmiş milletlerin gayet doğal olarak düş gerçekleştirecek liderler de çıkaramadığı açıktır. Atatürk'ü düş gerçekleştirici bir lider yapan şâir Mehmet Emin Yurdakul'du. Burada şâirin üstüne düşen görevin ne denli ağır olduğu da açıktır.
Şâir, şiir söylemesine vesile olacak bir ilham kaynağına ihtiyaç duyar. Şiirde gelenekten haberdar olmak ve yeniyi takip etmek, bir yandan lugat bilir ve dilini tanır olmasıyla beraber ona ilham gerekir. Mahzunî, ilham arıyordu ve o yüzden tuz yalayıp yattı. İstiyordu ki düşünde bir güzel kadın ona bade içirsin. O badeyi içecekti ve o kadına âşık olup yeni bir ilhama kavuşacaktı, olmadı; Mahzunî, yeni ilhamını bulamadan göçtü.
İlhamını bulanlara ne mutlu.
Dünya tarihine eşsiz mareşaller armağan eden büyük Türk milletinin vatanını düşman postallarından temizleyen, Türk vatanında Türk'ün ilini töresini yeniden tesis eden büyük Gazi'yi, Mustafa Kemal Atatürk'ü minnet ve şükranla anıyorum.