Az önce şahane bir şiir okudum. O şiir dünyayı kurtarmaz amma ruhumda bir gedik kapatır, belki de bir yara daha açar.
Bir de şey var, çeri şairlerden Gevherî'nin şu beyti
"Korkarım yâd ele meyil veresin
Meyil verme altun adın tunç olur"
"Sen zaten her gece kendi kanında yıkanıyorsun. Gece boyunca düşünüyorsun. Düşünmek, kanamaktır. Sadece bedenden dışarı akmaz kan. İnsanın kendi içine de akar."
Şiir söylemek, meydan şâirliği ve âşıklıkla alâkalıdır çünkü bu zümreler doğaçlama bir usulle ellerinde sazla o anda şiir oluşturur ve o anda icrâ eder. Homeros bu zümreye dahildir, sazı yoktur fakat ritim tuttuğu bir âsâsı vardır. Ötekiler şiir söylemez, şiir yazar.
Sembolist şâirlerin dahi ekserisi, put olan Parsnas'ı put tutmadan da olsa parnasisttir ki bu, "şiir işçiliği"ne tutkun olmalarından ileri gelir.
Ahmet Arif'e ayrı bir parantez açılabilir.