Gürcan

Gürcan
İnşaat Mühendisi / Pine Script Developer (Tradingview)
Eskişehir
45 okur puanı
Aralık 2015 tarihinde katıldı
Mühendisin işi herkesin görebileceği apaçık bir yerdedir. Eğer bir hata yaparsa, doktorun yaptığı gibi o hatayı gizleyemez. Mimarın yaptığı gibi ağaçların arkasına veya ormanın içerisine saklayamaz. Bir avukatın yaptığı gibi hakimi veya jüriyi suçlayamaz. Bir politakıcı gibi 'seçmen böyle istedi' diyemez. Bir din adamı gibi şeytanı suçlayamaz. Yaptığı iş planlandığı gibi işlevini göremezse acımasızca sorumlu tutulur; eğer planlandığı gibi işlevini görürse genellikle herkes mühendisin adını bile hatırlamaz, projesini inşat ettiği yapının açılışına dahi çağrılmaz ve işin başarısı başkalarının parasını harcayarak işin yapımını ödeyene mal edilir! Herbert Hoover
Siyaset
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Gürcan

, bir kitabı yarım bıraktı
İskender Pala
8.6/10 · 48,9bin okunma
7/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2016 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2016 14:23
13 yaşında aşık olduğu adama meçhul bir kadın adıyla yazılan mektupta; insan psikolojisini, hissini iyi algılayan ve akıcı bir şekilde aktaran yazar bana iki durumu sorgulattı: Olumsuzluklarla dolu aile hayatının yarattığı dünyasından kaçış olarak olarak gördüğü çocukluk aşkının saplantıya dönüşümünü ve hayatındaki kararlarının belirleyicisi olan aşık olduğu adamın; bu saplantılı aşka tepkisini. Yazdığı kitaplardan tanıyarak kafasında kurduğu adamı, çocukluk masumiyetiyle uzaktan,sessizce seven ve hayatını ona adayan bir kadının; tek taraflı bir platonik aşkına şahit oluyorsunuz. Kadının çıkarsız ve saf aşkını sorguluyorsunuz. Gerçekten bu yaşadığı bir aşk mı diye? Gençlik çağındaki kızın babasının ölmesi ve annesinin geçim sıkıntısından dolayı kızına yabancılaşması sonucu sevginin onun için çok şey ifade ettiği kendi dünyasının gerçekliğinde; yaşadığı platonik aşkın, hayatının tek anlamı olduğu düşündüren duygunun aşk değil de saplantı olduğu açıktır. Bir çocuğun tutkuyla bağlandığı hayalin, bir yetişkin saplantısına dönüşümünde göze aldıkları ve feda ettiği ömrü beni korkuttu. Aşk dediğimiz duygunun bir saplantı olduğunu ve bu bağlılık duygusunda feda edileceklerin sınırı olmadığını görünce, sevginin çaresizlikle birleşince ortaya çıkan aşktan korunmamız gerektiğini tekrar hatırlattı. Meçhul bir kadının büyük bir tutku ve saplantı ile sevdiği ama bir gün olsun sevgisini onunla paylaşmadığı, çocuğundan haberdar etmediği, ölüm döşeğinde onu vefasızlık ile suçlamak için tüm yaşadıklarının bedelini bir mektup ile ödetmeye çalıştığı R. olarak bilinen her şeyden habersiz adama gelelim. Sevdiğinden başka hiçbir şeyi görmeyen bir kadının sevgisine, onu tanısa bile karşılık vermek zorunda mı bence değil hele ki kadının kaderinden sorumlu olduğunu bilmeyen biri hiç değil.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,8bin okunma
Langdon her zaman, Açık Hava Tiyatrosu'nun tarihteki en büyük ironilerden biri olduğunu düşünürdü. Şimdi kültürün ve medeniyetin yükselişinin sembolü olarak kabul edilen stat, yüzyıllar boyunca barbarca olaylara ev sahipliği yapması için inşa edilmişti: tutukluları parçalayan aç aslanlar, ölümüne savaşan köle orduları, uzak diyarlardan yakalanıp getirilen yabancı kadınlara yapılan toplu tecavüzler, hatta başı vurulan ve hadim edilen halk.
Terörizmin amacı terör ve korku yaratmaktır. Korku iman müessesesini sarsar. Düşmanı içten zayıflatır... topluluklarda kargaşaya sebep olur. Terörizm intikam ifadesi değildir. Terörizm siyasi bir silahtır. Bir hükümetin sarsılmazlık görüntüsünü sildiğinizde, insanların imanını da silersiniz.