Başkalarının bizim hakkımızda anlattığı hikayeler ve insanın kendisi hakkında anlattığı hikayeler: Hangisi gerçeğe daha yakındır? Kendi anlattıklarımızın doğruluğu o kadar kesin midir?
Bu bilinçliliğin başkalarıyla aramıza soktuğu mesafe, dışımızın başkalarına kendi gözlerimize göründüğü gibi görünmediğini anladığımızda bir kez daha büyür.
Koca Nazım'ın kaleminden dökülen memleket ve insan manzaraları, dinleyenlerin soluğunu kesecek kadar tesirliydi.
Şiir gecesi sona erince, Balamir "İyi ki şu Nazım var. Sabahattin'i bir tek o susturabiliyor." dedi muzip bir ifadeyle.
Aslında doğru söylemişti. Herkes bilirdi Sabahattin'in olduğu yerde sadece Sabahattin'in konuştuğunu.
Ama bu akşam o susmuş, Nazım konuşmuştu.
Sayfa 256 - Sabahattin Ali, İsmail Hakkı Balamir·Kitabı okudu
Bir gün arkadaşlarıyla konuşurken, üzerinde çalıştığı Kürk Mantolu Madonna romanını şöyle tarif edecekti:
"Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?"