"Eğer insanlar da bitkiler gibi, hareketlerini emirlere uyarak yapsalardı hiçbir zaman eylemlerinden dolayı suçlanamazlardı.Tercihler yapabildiğimiz için suçlanıyoruz.Ya ahlakın içinde ya da dışındayız !"
"Daha anlayamamıştı sonunda ölüm olan bir hayatta mutlu son olmasının mantığa aykırı olduğunu.Ölüm mutlu bir son olamazdı.Kimse için.Ama yine de insanlar, kendilerini kandırmak için hayatlarını dönemlere bölüyorlar ve ancak o dönemlere mutlu sonlar uydurabiliyorlardı.Oysa hayat, her bölümünde ayrı bir hikâyenin döndüğü neşeli bir dizi değil, sonunda herkesin öldüğü ve katilin bulunamadığı bir filmdi..."
"Hatırlıyorum, bir iki yazarın gülle gibi cümlelerini, filozofların kestikleri raconu: 'Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir.' Yanılıyor hepsi de.İnsan, hiçbir şeyi değil, her şeyi bildiği için mutsuz.Ben her şeyi biliyorum.Ve bunlar, yürürken dengemi bozacak kadar ağır geliyor."
"Kimse uyandırmasın kimseyi.Herkes mutlu uyurken.En kötü kâbus bile iyidir hayatın kendisinden.İlk cinayetlerimden sonra görmüştüm birkaç gece, ellerimle boğduğum adamın renk değiştiren yüzünü rüyamda.Ama sonra uyandığımda, tükürüklerini bulamayınca ellerimde, anladım hiçbir şeyin hayat kadar kötü olmadığını."