"Değil Tanrı'ya, kendine bile inanmamış bir insanın başına çakılan haçlarla, yıldızlarla, oyunun devam etmesini sağlıyordu insanlar.Sevmiyordum ben, o ölüme bile iyimserlik ve inançla bakan, acıyı şarap gibi tasvir eden yazıları.Ölümün de para gibi, yoktu dini.Çürüyen cesetlere bu kadar yüklenmek onları ancak daha da parçalardı.Yeraltı canavarlarından önce, o mezar taşı yazıları yemeye başlamıştı cansız bedenleri, gittiğim her mezarlıkta.Seslerini duyabiliyordum."