Bir fikir başlangıçta ne kadar büyük veya ne derece doğru olursa olsun, sırf kitlelere ulaştığı ve tesir edebildiği için neredeyse tüm yüceliğini yitirmiş demektir.
Doğal şartlarda, vahşi içgüdülerimizi kendi benzerlerimiz üzerinde tatbik edemeyeceğimiz için bunları hayvanlar üzerinde uygulamakla yetiniriz. Fazlasıyla yaygın av tutkusu ile kitlelerin gaddarca eylemleri aynı kaynaktan çıkar. Savunmasız kurbanı ağır ağır linç eden bir kitle, gayet korkakça bir gaddarlık sergiler ve bu durum, bir filozofun gözünde, av peşine düşerek zavallı bir geyiğin kendi köpekleri tarafından parçalanmasına tanıklık etme zevki uğruna toplanan bir düzine avcının gaddarlığıyla benzerlik arz eder.
Kitleler güce saygı duyar ve iyilik gördüklerinde bundan çok etkilenmezler çünkü bu, onlar için bir tür zayıflıktır. Onlar yumuşak huylu hükümdarları değil, daima kendilerini şiddetle ezip geçen zorbaları sevmiş,onlar adına en yüksek heykelleri dikmiştir. Kitleler devrilmiş bir despotu memnuniyetle ayaklar altına alıyorlarsa bunun sebebi gücünü yitirmiş bu hükümdarın artık kendisinden korkulmadığı için alay konusu hâline gelen zayıf kimseler kategorisine dâhil olmasıdır. Kitlelere hoş gelen kahraman tipi her zaman Sezar olacaktır. Şatafatı kitleleri cezbedecek, otoritesi sindirecek ve kılıcı onları dehşete düşürecektir.
Mantık konusu üzerindeki anlaşmalar, çok sayıdaki tanığın fikir birliğini, bir olgunun doğruluğuna dair en sağlam ispatlar arasında sayar. Ancak kitle psikolojisi hakkında bildiklerimiz, bu anlaşmaların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor. En şüpheli hadiseler, en çok sayıda insan tarafindan gözlemlenenlerdir. Bir olgunun aynı anda binlerce tanik tarafindan tespit edildiğini söylemek, gerçek olgunun çoğunlukla anlatilandan epeyce farklı olduğunu söylemek demektir.
Tarihte sık rastlanan toplu sanrıların işleyişi de bu şekildedir.Bu sanrılar, binlerce kişi tarafından tanındığı için doğruluklarını onaylayacak tüm klasik niteliklere sahiplerdir. Bu durumla mücadele etmek için kitleyi oluşturan bireylerin zihnî meziyetleri dikkate alınmamalıdır çünkü önemsizlerdir. Bir kitlenin parçasına dönüştükleri andan itibaren, cahil de âlim de gözlem yeteneğini kaybeder.