Terbiye demek herhangi bir mahlûkta yaradılıştan mevcut olmayan bir şeyi ona tehditle, dayakla, işkenceyle zorla aşılamaya uğraşmak demektir. Bunun için terbiye, medeniyet hilekârının yüzümüze sürmeye çabaladığı bir sahtekârlık yaldızıdır... Hepimiz görünüşte medeni, fakat içimizde bir türlü değişmeyen fıtratımızla yaratılmış insanlarız. Bugüne kadar gelen geçen filozoflar, felsefeler, türlü türlü terbiye usulleriyle neyi başardılar? Ortadan kaç hırsız, kaç cani, kaç zinacı eksildi? Çünkü fiilde samimiyet yok. Hükümetler görünüşte ne şekil alırlarsa alsınlar insanlara hâlâ efendisine gelir getirmek için yetiştirilen zavallı bir ayı terbiyesi veriliyor. İşte onun için insanı da hayvanı da kendi ilkel vahşetindeyken severim. Çünkü tıynetlerine hile katılmayanlar ancak onlardır. İnsanın doğal hali terbiyesizliğidir. Bizi ayıplarlar, bize gülerler, bizi kanuna çarptırırlar vs... Bu tür korkularla terbiyeli görünürüz. Bu sosyal endişeleri kaldırın, hepimizin nasıl arsız, hayâsız, hırsız, vicdansız olduğumuz derhal meydana çıkar. Falcı olmaya hacet yok.