Sözlerimi hasta bir kafanın hastalıklı bir hayranlığı olarak görmeyin. Siz benim için kusursuzluğun ta kendisisiniz! Sizi gördüm, sizi her gün görüyorum. Mükemmel olduğunuz sonucuna birtakım değerlendirmelerle, mantıksal önermelerle ulaşmış değilim; yalnızca böyle olduğunuza inanıyorum. Ama size karşı bir de günahım var: Sizi seviyorum. Oysa mükemmellik sevilmez, yalnızca seyredilir, öyle değil mi? Buna karşın ben size aşığım.
Sorun, hayattır; yalnızca hayat; hayatın kendisi, hayatı sürekli ve sonsuz biçimde bulma süreci... onu bulup, sonra da buldum diye noktayı koymak değil.
Yaşamaya layık olan bir tek odur: ölüm mahkumu. Çünkü onun dışında hiç kimse yaşama zerre kadar değer vermiyor. Herkes onu çok hafife alıyor; son derece tembelce ve vicdansızca bir yararlanışı var herkesin yaşamdan, bu nedenle de hiç, ama hiçbiri yaşamaya layık değil bu insanların.