doğduğumuz andan itibaren ölmeye başlıyoruz, oysa yalnızca sürecin sonuna geldiğimizde öldüğümüzü hissediyoruz ve bu son bazen inanılmaz uzun bir zaman alıyor. ölüm dediğimiz şey, yaşam boyu devam eden bir sürecin son parçasından başka bir şey değil.
benim yokluğum aranıp da keşfedilmiş bir yokluk değildi, varlığım tespit edilmiş bir varlık da değildi. ben öyle duyuyordum ki varlığım yokluğumun ispatına yarayacaktı da beni inceleyip var gibi ama yok denecekti.
Aziz albayın 'biliyor musun' larına hiç biliyorum demeyerek albayı memnun ederdi. baba çünkü öyle öğretmişti. sevilmek isteyen bilmiyorum der, sevilmeye hakkı olduğunu düşünen ve bunu tahsil edebileceğini düşünen dangalak 'tabi biliyorum' deyip hatta eksiğini imsakını da ilave eder.