... artık aynaya bakarken sorduğum sorulara susan bir yansımam var ve anlıyorum ki bu onun konuşamayışından değil olsa olsa söyleyecek bir sözünün olmayışındandır. ve dizlerimde asılı kalan kan pıhtısı orda durduğu sürece boşluğa dalıp özlemek göğsümde taşıdığım cehennem kalmaya devam edecek. o daracık yere hayatına girdiğimiz gibi hakkına da girdiğimiz binlerce insanla itiş tıkış doluşacağız..
vay ki göğsünde özlem taşıyana...
en çok yakınlarımızdakilerden iğreniyoruz çünkü gerçekten de iğrenilecek olanları yanımızda tutuyoruz onlar bizden iğrenilebilecek durumda ya da bakışta değiller diye, ne iğrenç değil mi...
... ne yandın ki soğuyasın ya da ne vakit arandın ki bulmaya hasretten gözlerin kör olsun, ne vakit Yakup'tun ki? ne vakit gönlün bu kadar değilse ama bu kadarsam diye kendine bir gök küçümsemesi ile baktı da yere yapıştın...