Puan vermedi·464 syf.··
2026 4102. kitabı
Mariana Zapata'nın kitaplarını genellikle yavaş ilerleyen ilişkileri, karakterlerin zamanla birbirine yaklaşması ve duyguların sindire sindire işlenmesi nedeniyle severim. Bu yüzden Sevgili Aaron'a başlarken beklentim oldukça yüksekti. Özellikle mektuplaşma ve mesajlaşma üzerinden gelişen bir ilişki fikri bana çok sıcak ve samimi gelmişti. Ancak ne yazık ki bu kitap benim için beklediğim etkiyi yaratamadı. Kitabın ilk bölümleri tamamen Ruby ve Aaron'ın e-postalarından oluşuyor. Başlangıçta bu format ilgimi çekse de zaman ilerledikçe beni yormaya başladı. Birbirlerini tanımak için sürekli soru soruyor, ardından farklı konulara geçerek cevap veriyorlar. Bir süre sonra hangi cevabın hangi soruya ait olduğunu takip etmekte zorlandım. Geri dönüp tekrar okumaya çalıştığım anlar oldu ama bu da okuma akışını bozdu. Neredeyse yüz sayfadan fazla süren bu e-posta trafiği, beni hikâyenin içine çekmek yerine dışarıda bıraktı. Mesajlaşma dönemine geçildiğinde biraz rahatladım. İkilinin birbirleriyle kurduğu dostluk, yaptıkları şakalar ve zor zamanlarında birbirlerine destek olmaları hoşuma gitti. Ancak kitabın yarısına kadar yalnızca yazışmaları okuduğumuz için karakterlerin iç dünyalarına giremedim. Özellikle hikâye Ruby'nin ağzından anlatılıyor olmasına rağmen onun duygularını, düşüncelerini ve yaşadığı değişimleri yeterince hissedemedim. Bir karakterin ne söylediğini okumak başka, ne hissettiğini anlamak bambaşka bir şey. Ben o bağı kuramadım. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Ruby'nin anlatımı daha fazla yer kaplamaya başlıyor ama bu kez de sanki hikâyenin ortasından başlamışım hissine kapıldım. Ruby'yi tanımaya çalışırken karakterin zaman zaman kendi anlattığı kişiliğiyle çelişen davranışlar sergilediğini düşündüm. Aaron ise benim için neredeyse tamamen bir gizem olarak kaldı.
Sevgili AaronMariana Zapata · Nemesis Kitap · 2021604 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 67. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:30
Fransa'nın ilk resmi devr-i âlem seferi ve Louis - Antoine de Bougainville 1766 yılında Bougainville liderliğinde biri tedarikçi olmak üzere iki gemi ve her türden bilimsel ataştırmacıların da yer aldığı 400 kişilik mürettebatıyla Brest kentinden Atlas Okyanusu'na açılırlar. Hiç bir yere uğramadan İspanyollar ve Portekizliler tarafından paylaşılmış Güney Amerika'ya varırlar ama zamanlama kötüdür. Bölge siyasi karışıklıklar içindedir ve bu sebebten ekip Rio De Janeiro, Montevideo ve Buenos Aires arasında mekik dokumak durumunda kalırlar. Bu arada ilk görev olan Falkland Adaları ya da o zamanki adıyla Malvinas'ın İspanyollara teslimini de gerçekleştirilmiş olurlar. Bugün dahi İngiltere ile Arjantin arasında tartışma konusu olan bu ada grubu bu dönemde Fransızların elindeymiş ve başarısız bir kolonileştirme girişimleri de olmuş. Bu noktadan sonra asıl macera başlıyor çünkü bildiğimiz anlamda medeniyetin bittiği yerdeler. Avrupa'nın kıtada yerleşebildiği en güney üç Buenos Aires. Bu şehrin güneyi tam bir muamma. Ellerinde yalan yanlış ve fazlaca eksik haritalarla ve artık efsaneleşmiş kulaktan dolma bilgi kırıntılarıyla Atlas'tan Pasifik Okyanusu'na geçiş yapmak için Macellan boğazını bulmak ve o tehlikelerle dolu labirentte yollarını bulabilmeleri gerekiyor. Aylar süren bu bilinmezlerle dolu tehlikeli boğazı geçmeleri sürecinde pek çok yeni hayvan ve bitki türleri keşfediyorlar, çoğu coğrafi noktayı ilk defa gören Avrupalılar oluyorlar ve o anki ruh hallerine göre kendileri isimlendiriyorlar. Bu isimlendirme olayı Hollanda kontrolündeki Endonezya adalarının doğu ucuna varana kadar devam edecek. Ayrıca, kendi kanılarına göre, tüm dünyada yaşayan topluluklar arasında en sefil hayatı yaşayan , Patagon dedikleri yerli halklarla da bir tür iletişim kuruyorlar. Bu
Dünyanın Çevresinde YolculukLouis-Antoine de Bougainville · Yapı Kredi Yayınları · 200917 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·496 syf.·
2026 25. kitabı
Herkese merhaba Tozlu Pembe'nin ikinci kitabıyla karşınızdayım. Bu kitapta artık Ayperi Ömer'e olan kalın duvarını aşkını arkadaşlıkları okuyoruz. Kitaba bayıldım. İlk kitapta güzeldi bu kitapta artık aşk ön plana çıkıyor. Üç kız arkadaşın aşk hayatını da okuduk.Üç kız arkadaşın arkadaşlıkları da okuduk. Karakterleri değerlendirmeye geleyim. Ayperi Ak ilk kitaba göre daha güçlenmeye başladı.Duygularındam emin, savaşçı Ayper'yi okumak çok güzeldi fakat bu noktaya gelmesi kolay değildi. Komşuları olan Lütfiye abladan aldı öğütle Ömer'i kendinden soğutmaya çalışır. Planını uyguladığı akşam Ayper'i yine geçmişinden kurtulamaz ve kötü olur. Her zamanki gibi Ömer yanındadır ama ondan gitmesini ister ve Ömer Seyhan gider. O sahneyi okurken içim parçalandı Seyirhanın dediğine göre 45 gün ayrı kalacaklardır. Sonra Ayperi az önce dediğim gibi duygularından emin olarak Seyirhan'a açıldı onun sayesinde daha mutlu neşeli biri olmaya başladı. Tabii arada abisi gibi odunluğunu göstermeye devam etti. Ayperi’nin de o otoban kenarında, çimleri kavrayarak yaşadığı o ağır içsel yıkım, geçmişin yükü altında ezilişi ve kendi çocukluğuna 'Git artık, taşıyamıyorum seni' diye haykırışı... Travmanın, kırılmışlığın ve aşka inanmak isterken kendi karanlığında boğulmanın acısı bundan daha vurucu anlatılamazdı.. Ömer Seyirhan en sevdiğim kitap erkek karakterlerinden biri oldu Ayperi'nin yaralı olduğu halde onu bırakmaması gittiği halde onu düşünmesi Ömer Seyirhan gitti ama giderken bile Ayperi’nin üşüyen ellerini, midesini yakan koyu çayını, tırnaklarını acıtan antepfıstıklarını ve hatta sinemada izlemek isteyeceği filmi bile ona emanet ederek gitti. Bu tarz erkeklere bayılıyorum kızın geçmişi ne kadar yaralı olursa olsun kızın geçmişini yüzüne vurmadı. Ayperi'yi o kadar çok güzel seviyor ki beni
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026193 okunma
Syd, salak mısın?
7/10
·320 syf.··
2026 1. kitabı
Koca koca yetişkin insanların nasıl salakça kararlar aldığını okumak istiyorsanız buyurun :D Ana karakterine sinir olduğum nadir kitaplardan biri oldu bu. Freida o kadar övülüyor ki gerçekten güzel bir dil ve zeki karakterler beklemiştim ama hayal kırıklığı oldu. Dili çok zayıf, karakterler çok salak. Öncelikle ters köşesi öyle abartıldığı kadar büyük değil. Ben ağzım açık şekilde duvara bakakalacağım sandım ama olmadı. Benim 2 katilimden biri katil çıktı. Hikâyesini tam tutturamadım evet ama yine de birazcık yaklaştım. Bu konuda kendimin de Freida'nın da hakkını yiyemem. SPOİLER!!!! Benim katillerim Jake ve Gretchen'di. Jake'in Slug olduğunu, çok çalışma bahanesiyle akşamları insanları öldürdüğünü düşünmüştüm. Ergenliğinde çirkin ve ucube olan kişinin büyüdüğünde tamamen değişmesi klişedir, bilirsiniz. Sonra sivilce izinden bahsedildiğinde bu düşüncemden vazgeçmiştim çünkü bu kadar bariz olamazdı, demek ki yazar bir tuzak bırakmıştı. Tam olarak bize düşündürtmek istediği şey Slug'ın Jake olabileceğiydi zaten. Aynı şeyi Randy ve Kevin konusunda da yaptı mesela. Yazarcığım bazı şeyleri çok 'kör göze parmak' şeklinde ele alıyorsun, yapma. Gretchen'ın ise Alison olduğunu, Tom'a âşık olduğunu ve cinayetleri onun için işlediğini düşünmüştüm. Tom, geçmişte kızın ondan nefret ettiğini defalarca kez vurgulamıştı ve ben bu nefretin aslında aşk kaynaklı olduğunu düşünmüştüm. Tom'un yalan söylediğini bilmesine rağmen onu ihbar etmek yerine sevgilisinden ayırmasının sebebinin de ona âşık olmasına bağlamıştım. Sonra ölümünü okuduk. Daisy de ölmüştü.. Ama ben bu iki kızın geçmişteki o iki kızla bağlantılı olduğuna emindim. Yanılmış mıydım? Hayır... Her konuda yalan söyleyen Tom, neden Daisy'nin ölümü konusunda doğruyu söylesindi ki? Ayrıca Gretchen'in sevgilisi için polise
1000Kitap
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,606 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:18
Thomas arkadaşlarıyla birlikte Alev'den kurtulmayı başarmıştır ancak bu defa da çok zor kararlar vermek zorunda kalır. Hayatta kalmalı ve tüm Bağışık'ları kurtararak yeni bir başlangıç yapmalıdır. Son kez Labirent'e dönüp İsyan'ı yok etmek ve bu olurken de bazı bedeller ödemek zorundadır. Serinin diğer kitapları gibi çok akıcı bir şekilde okunuyor. Aşırı güzel, aşırı iyi :)
Labirent: Son İsyanJames Dashner · Pegasus Yayınları · 20168,1bin okunma
Uçantürk Dergisi - Sayı: 344 - Ocak 1991
10/10
·52 syf.·
1991 1. kitabı
Türk Hava Kurumu Yayın Organı UÇANTÜRK dergisinin Ocak 1991 Sayı-34. * Tüm Dikkatler Hermes'in Üzerinde, * Alman Hava Yolları Yine Berlin'e Uçuyor, * Füze Savaşı, * Notar Problem Değil, * Muhteşem Mosquito, * Havadaki Gözler, *Bir Pilotun Hatıraları, * P. 68 Observer - Gözcü, * Aşırı Güven, Aşırı Yanılgıdır, * En Üstün Sovyet, * Denizlerin Saint-Bernard'ı, * Thunderbirds, * THK'dan Haberler, * Britanya Muharebesi - Sonun Başlangıcı, * ATF'ler Savaşıyor, * YF-22, ATF'nin Hedefine Uçuyor, * Radyo Kontrollu Uçak Modelciliği, * Yakın Hava Desteği Tartışması, * Fiziksel Uçuş Raporu, * Türk Hava Kuvvetleri tarihi... konularını irdeleyen makalelerin olduğu ve meraklısınca okunacak güzel bir dergi...
1000Kitap
UçanTürk - Sayı 344 (Ocak 1991)UçanTürk Dergisi · Türk Hava Kurumu Yayın Organı · 19911 okunma