Puan vermedi·560 syf.··
2026 604. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:50
İnsanı insan yapan doğru, güzel, ahlak, bilgi, değer gibi kavramları, batının(postmodern/görgücü/liberal) yerellik( herbireye özgü) açıklamalarına karşı bu değerlerin insanlarda ortak olduğunu ve evrensel nitelik taşıdığını aklamaya çalışan çığır açıcı bir eser/kişi. Eserin dili yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi ağır bir nitelik taşımıyor. Arketip ve bilinçdışı kavramlarıyla ilgili oldukça doyurucu bilgiler bulunmakta. Kafamdaki bu kavramlarla ilgili soru işaretlerini giderdi diyebilirim.
Arketipler ve Kolektif BilinçdışıCarl Gustav Jung · Pinhan Yayıncılık · 20258 okunma
10/10
·100 syf.·
2026 36. kitabı
Aytmatov ve Muhammedcanov’un ortaklaşa kaleme aldığı monologlar halinde oluşturulmuş güzel bir tiyatro eseri. Eser beraber büyüyen beş arkadaşın trajik hikayesini geçmişe dönük ama geleceği tartarak eleştirerek anlatımından oluşmaktadır. Savaşta, doğal afetlerde ve tüm felaketlerde toplumsal olarak değil de bireysel olarak bunlara karşı takınılması gereken tavrın ne olduğu ve bu soru üzerinden insan nasıl bir insan olmalıdır sorusunun cevabı aranmaktadır. Her ne olursa olsun insanın, insani tavrından asla taviz vermemesi gerektiği mesajından ziyade daha çok insan farklılıklarına saygının ne kadar önemli olduğu üzerinde durulmaktadır. Sabur karakteri üzerinden insanların kendisi üzerinde bir özeleştirisi olması gerektiğini bunun da insanın felaketler karşısında olsun sonradan olsun, daima insanlığa değer veren bir cephe alınması gerektiğidir. Dünyanın en yüksek yerinden insanlığa bakış açısının en güzel örneklerinden biri de bana göre bu eserdir, çünkü içinde barındırdığı insan teması, evrensel bir nitelik taşımaktadır. Verilen mesajlar doğrultusunda içsel bir yolculukta herkesin eteklerindeki taşları dökmesi ve ince bir kuşku ve polisiye havası tadı da bırakması bence eserin en güzel yanlarından biridir.
Fuji-YamaCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 2021698 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
BU GÜNÜN TARİHİ- Bütün Yarınlara
10/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2026 82. kitabı
Selam. ekin ✧ sayesinde başlayabildiğim ve kesinlikle hakkının verilmesine ihtiyacım olan bir kitaplayız bu gün. Bir de Balçın ile okumaya karar verince tüm bu süreç daha büyüleyici bir hâl aldı. All Tomorrows’a başlamadan önce bile beni sarsacağını biliyordum çünkü ben hortlaklardan değil, biyolojiden korkuyorum. Bir canavarın saldırmasından çok, bir gün bambaşka bir şeye dönüşebilecek olmamız fikri beni rahatsız ediyor. İnsan bedeninin ve evrimin sınırlarının ne kadar esnek olduğunu düşünmek bile ürkütücü geliyor. Bu yüzden kitabın yarattığı korku, klasik bir korku değil; insanın kendi potansiyelinden duyduğu korku. Kitabı okumaya başladığım ilk anda kendimi sanki bir Star Wars evrenindeymiş gibi hissettim; ancak bu kez yaratıkların yalnızca var olduğu değil, biyolojik olarak nasıl işlediğinin de anlatıldığı bir versiyonuydu bu. Genişletilip filme uyarlanabilecek muazzam bir potansiyel taşıyor. Üstelik bütün bunların arkasındaki kişinin henüz genç yaşlarda bu fikri ortaya atmış olması hayranlık uyandırıcı. O tasarımlar, o düşünce biçimi, o ölçekte bir hayal gücü... İnsan ister istemez etkileniyor. Daha da etkileyici olan şey ise yaratıkların yalnızca ilginç görünmesi değil, gerçekten yaşayabilecekmiş hissi vermesi. Çok büyük bir biyoloji bilgisine sahip olduğumu iddia edemem ancak bildiklerim ve sonrasında yaptığım araştırmalar sayesinde yaratık tasarımlarındaki ustalığı görebildim. Gözleri olmayan bir canlıya farklı algı organları verilmesi, ağır uzuvlara sahip bir türün vücut dengesinin düşünülmesi gibi detaylar bile yazarın konuya ne kadar hâkim olduğunu gösteriyor. Sadece biyoloji de değil; tarih, felsefe, coğrafya ve hatta sosyoloji bilgisi de satır aralarında kendini belli ediyor. Böylesine özgün, cesur ve hayal gücü yüksek bir eserin yaratıcısının Türk
Duygu ve Düşünce
All Tomorrows Bütün YarınlarC. M. Kösemen · Kara Karga Yayınları · 042 okunma
Puan vermedi·
Bir ilaç aldığınızı ve tüm kötü anılarınızdan kurtulduğunuzu düşünün. Güzel olur muydu? Ne dersiniz? İşte okuduğum kitap bize bunun hikayesini anlatıyor. Ana karakterimiz Bom unutmayı, reddediyor, anılarından kurtulmamak için bütün çabasıyla elinden geleni yapıyor. Bu esnada Natasha ile tanışıp bir süreliğine hafıza temizlemeye yarayan ilaçların dağıtılması için gönüllü oluyor ve karşılığında da ömür boyu hatıralarını saklamayı vaat olarak alıyor. Bakalım işler yolunda gidecek mi? Bom çok sevdiği dedesinin hatırasını ömrü boyunca saklayabilecek mi? Kitap boyunca yakın geleceğe dair çok fazla soru oluştu zihnimde: "Her zaman mutlu anıları mı hatırlamalıyız?" , "Sevdiğimiz şeyler için her zaman mücadele mi etmeliyiz?", "Modern dünyada biz insanlar birer av mıyız?" , "Yakın geleceği anlatan ütopik/distopik romanlarda neden hep statüler var?" ve "Biz bu sınıfsal ayrılıklardan (ayrıcalıklılar - sıradanlar) kurtulamayacak mıyız?"... Dağınık kurgusu ve yazım yanlışlarına rağmen oldukça sürükleyici ve güzel bir kitaptı. Kore edebiyatının kendine has sürprizleri ve tesadüfleri hikayenin akışı bambaşka noktalara taşıdı. Romanda anlatılanların gerekçesi ise son bölümde açıklığa kavuşturulmuş. Zihnimde hep dizi olarak hayal ettim. Kim bilir belki bir gün ekranlarda dizi olarak karşımıza çıkar. Kore edebiyatı ve distopik kitaplar seven bir gençseniz gönül rahatlığıyla tavsiyemdir.
Hafıza BakımıBora Jin · Yuzu Kitap · 202558 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 20:29
İyi akşamlar arkadaşlar, acaba size enteresan bir soru sorulsa ne yaparsınız? Hayatınızı değiştirir mi? İşte bu soruyla karşılaşan bir genç adamın hayatının nasıl değiştiğini anlatıldığı harika bir kitapdan bahsedeceğim sizlere. Kitap yazar @adnanarduman beyin #martındoğusu isimli kitabı. Mart anne ve babasını kaybetmiş mühendis olan bir genç adamdır ailesinden kalan evde yalnız ve normal bir yaşantısı vardır. Taki arkadaşının sayesinde Merve isimli bir kızla tanışana kadar. Merve ona bir soru sorar ve Mart bu sorunun cevabının peşine düşer ve annesinden kalan eczaneyi satar ve Hindistan'a gitmeye karar verir, bu yolculukta ona bir de nur kedi katılır ve heyecanlı bambaşka bir yolcukluk olmaya başlar, bu yolculukta acaba aradığı cevabı bulacak mı? Bu kitap yazardan okuduğum ilk kitap ama son olmayacak bundan eminim. Nereye gittiğini bilmiyorsan,her yol seni oraya çıkarır. Haz ve keyif peşinde koşanlar sıkılmaya mahkûmdurlar. Bir yerde uzun süre kalırsan, o yerin bir parçası olursun;ama yolculuk edersen, dünya senin bir parçan olur. Bu harika kitabı bana tavsiye eden kitapfisiltisi sevtap canıma çok ama çok teşekkür ederim. İnşallah bir çok güzel kitapları birlikte okuruz. @adnanarduman @tarakitap kitapfisiltisi sevtap #tavsiyekitap #terskargaylaokuyoruz #vuslatınkitapkurtları #tarakitap
Mart'ın DoğusuAdnan Arduman · Tara Kitap · 202612 okunma
Momo dan geriye kalan...
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:45
Bazı kitaplar vardır, okurken güzel vakit geçirirsiniz; bazı kitaplar ise bittiğinde sizi uzun süre bırakmaz. Momo benim için ikinci türden bir kitap oldu. İlk bakışta bir çocuk kitabı gibi görünse de satırlarının arasında insanın zamanı, hayatı ve kendisiyle olan ilişkisine dair çok derin düşünceler barındırıyor. Hikâye boyunca insanın en değerli hazinesinin ne olduğu sorusu farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Kitabı bitirdiğimde ise geriye sadece bir hikâye değil, uzun uzun düşünmek istediğim sorular kaldı. Okurken en çok dikkatimi çeken şey, insanların zamanla değişmesiydi. Her şeyin daha hızlı, daha düzenli ve daha verimli olması gerektiğine inandıkça aslında hayatın en değerli taraflarından uzaklaşmaya başlamaları beni derinden etkiledi. Çünkü bu durum bana yalnızca kitabı değil, içinde yaşadığımız dünyayı da hatırlattı. Bugün etrafımıza baktığımızda her şeyin hız üzerine kurulduğunu görüyoruz. Daha hızlı çalışmak, daha hızlı öğrenmek, daha hızlı tüketmek, daha hızlı yaşamak... Sanki durmak, düşünmek ya da sadece bir anın içinde kalmak gereksizmiş gibi. İnsanlar sürekli zamandan tasarruf etmeye çalışıyor ama nedense hiç kimsenin zamanı yok. Günlerimiz dolu geçiyor fakat çoğu zaman içimiz aynı doluluğu hissetmiyor. Belki de bu yüzden Momo beni bu kadar etkiledi. Çünkü kitap boyunca hissettiğim şey yalnızca bir karakterin hikâyesi değildi; modern insanın hikâyesiydi. Sürekli meşgul olan, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışan, fakat bütün bu koşuşturmanın içinde kendisinden yavaş yavaş uzaklaşan insanın hikâyesi... Ben hayal kurmayı seven biriyim. Bir kitabın sayfalarında kaybolmayı, bir hikâyenin üzerine uzun uzun düşünmeyi, bazen de yalnızca zihnimde yeni dünyalar kurmayı seviyorum. Bu yüzden insanların hayal kurmayı küçümsemesine ya da gereksiz görmesine hep
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,4bin okunma