Herkesin bir derdi var durur içerisinde...
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:32
Bir aile ne kadar sır barındırabilir bünyesinde ya da insanoğlu ne kadar sırrı sırtlanabilir. Sonsuza kadar saklanabilir mi sır dediğimiz? Şermin Yaşar yalın sade ve içine okuyucuyu alan diliyle döktürmüş yine. Seviyorum ben bu kadının tarzını. Anne, baba, çocuklar... Hepsinin ayrı bir hikayesi ayrı bir derdi var kendince. "insan böyle bir șey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, Sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor." derken Volkan Konak'ın eşsiz yorumuyla "herkesin bir derdi var durur içerisinde" şarkısı geçiyor zihnimden sonra istemsizce dudaklarıma dökülüyor. Bir müddet Ethem'i, Mürüvvet'i, Kazım'ı,Sevgi'yi, Emin'i Nurten'i, Ekrem'i, Hülyayı düşünüyorum ayrı ayrı. Herkesin derdi olur da bu kadar dert bir araya gelir mi hiç diyorum gelirse böyle olur işte. Kendileri anlatıyorlar kendi ağızlarından yaşadıkları ruhsal gelgitleri aile bireyleri. Aile olmak demek sadece aynı çatı altında bulunmak değil aileyi tamamlayan çatı sevgi bence bir arada tutan koruyan kollayan. Eksik oldu mu ne yaparsan yap çökmeye mahkum. Sevgi iskeletini de anne baba oluşturur el ele tutuşarak birinden biri bıraktığı anda elini yıkım başlıyor. Zamanla da enkaz oluveriyor yapı. Ne zaman enkaza döndü aile bilinmez belki Mürüvvet Anne nin Ethem i sadece kabullenip sevmediğinde "Al buna bak ve sus" dediklerinde sadece susmayı tercih ettiğinde belki de. Kazım Baba nın karısına yüklediği sorumlulukla belki de ve belki de Karşısına alıp Mürüvvet i konuşmadıkça kabullendikçe bu sessizliği... Fazlasıyla içimizden bizden birileri karakterler. Belki yaşanmış ya da yaşanması oldukça olası. Hiç küsmedik mi biz de hayata kabullendiğimiz için içinde bulunduğumuz durumu çekip gidemediğimiz için tıpkı Mürüvvet gibi. Kazım gibi
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma
7
8/10
·536 syf.··
2026 161. kitabı
Spoiler yok kitabı okumayanlar rahatlıkla bakabilir. Serinin en az beğendiğim kitabı oldu. Başında gerekli sahneler olsa da çok sıkıcıydı. Savaş sahnesi güzel yazılmıştı ama çok azdı, çok daha detaylı ve uzun şekilde okumak isterdim. Tüm bunlara rağmen güzel bir kitaptı yani idare ederdi okuduğuma da pişman etmedi ta ki sonuna kadar. Çok eksik ve asla tatmin etmeyen bir son vardı karşımızda. Yazarın bu konu hakkında dediklerine baktım, diğer novellalarında bu eksikliği kapatçağını söylemiş ama bana çok mantıksız geldi, ana seriyi bitirmiş olmuyorsunuz bu şekilde yani yazar biraz novellaları okumaya mecbur bırakmış gibi bilemiyorum pazarlama taktiği mi yoksa yazarın başka bir planı mı var emin değilim ama bu seriden beklediğim son kesinlikle bu değildi. Okurlar olarak da daha çok kafamıza oturacak bir sonu hak ettiğimizi düşünüyorum. Neyse canı sağ olsun yazarımızın, wisteria serisi hala Türk yazarların elinden çıkmış en iyi fantastik serileri arasında benim için.
Diyarların YazarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 202681 okunma
Reklam
7/10
·448 syf.··
2026 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:25
Selamlar. Bu kitabı sevdim mi sevemedim mi bilmiyorum. Okurken keyif aldım, kitap akıcıydı ama diğer yandan bazı şeyler önceki kitaplara nazaran çok hızlı işlenmiş gibi geldi bana. Ben önceki kitapları dark romance’ten çok psikolojik gerilim olarak nitelendirmenin daha doğru olduğunu çünkü bu kitaptaki karakterlerin de olayların da romantize edilmemesi gerektiğini düşünüyordum. Bu kitapta ise olaylar tamamen romantizme dönüyor. İki kitap arasındaki bu değişimin böyle birden olmasını ben pek sevemedim Elder ve Pim’in ilişkisinin gelen olarak ne kadar tartışmaya açık olduğu hepimizin malumu. Bir önceki kitabın sonunda yaşananlardan sonra Pim’in Elder’a bir mektup yazması ve otelden ayrılmasını okumuştuk. (Pim’in yanına hiçbir şey almadan oteli terk etmesi saçmalıktı ama bu kısmı geçeceğim.) Pim’in yaşadığı aydınlanma çok ani geldi bana. Bir önceki kitapta Pim “Yalnız başıma bu dünyada ayakta kalamam” gibi bir motivasyonla Elder’ın yanında kalmaya kararlıyken bu kitapta Elder’a inanılmaz aşık olduğunu fark ediyor ve ona bu işkenceyi çektiremeyeceğini düşünerek gitmeye karar veriyor. Hangi ara bu kadar aşık oldun ?! Hadi onu da geçtim neyine aşık oldun ? Sana sürekli ültimatom veren, benim gemimde kalacaksan benim dediğimi yapacaksın modunda takılan, düşüncelerini sanki hakkıymış gibi talep eden, sana tecavüz etmiş bir adamın neyine, hangi ara bu kadar aşık oldun ? Yani bütün bu yaşananlar düşünüldüğünde Pim’in bu aşık halleri ve ben onu iyileştirebilirim tripleri bana inanılmaz saçma geldi. Önceki kitaplarda Pim’in gücüne, kararlılığa, ayakta kalma ve adapte olabilme yeteneğine ne kadar hayran kaldıysam bu kitaptaki birbirinden manasız düşüncelerine o kadar sinir oldum. Pim zeki bir kadındı. Bu kitapta ise inanılmaz aptalca kararları var. Pim’le ilgili saçma bulduğum
ThousandsPepper Winters · Pukka Yayınları · 2025138 okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2026 44. kitabı
Fena değildi. Mantıksız birçok yönü vardı ama mantık arayan kim zaten?!?! Okutuyor kendini okudum bitti. Zamanınız varsa bakın bakmazsanız bir şey kaybetmezsiniz. Spoiler içerir Danielle isimli kızımız yıllaar önce bir mekanda bir beyle tanışıyor. Aralarındaki elektrik çok yüksek. Adam güvenlik görevlisi olduğunu söylüyor ve bunlar geceyi birlikte geçiriyor. Ertesi sabah adamdan bir iz yok adam kayıp. Kız diyor acaba çok içtim de hayal mi gördüm. Ama hayal olmadığı karnındaki bebeden ortaya çıkıyor. Nokta atışı hamile kalmış. Oğlu oluyor. Leo çocuğun ismi dinazorlara falan aşık bir bebe. Çocuğuna bakmak için evlere temizliğe gidiyor. Bir tane ev ayarlıyorlar bak bu çok zengin kalıcı bu iş diye. Carmen diye bir salak arkadaşı da var orda hatta. Neyse Danielle eve gidiyor camları silerken tam düşüyordu ki birisi tutuyor. Kimmiş bu aaa yeni patronmuş. Meğer bakıyor leonun babası olan adam ama adam buna yalan isim söylemiş. Adam tanımamazlıktan geliyor dikkat et diyor. Tabi bizim Radmir de tanıyor kızı ah be falan diyo içinden. Neyse kız korkuyor adamın mafya olduğunu anlayınca asla bilmesin leoyu diyor ama çok zeki olduğu için adam buna kıvırma ikimizde birbirimizi hatırlıyoruz dediği anda adamla yine yatıyor. Üç saniyede iş pişiriyorlar ve bilin bakalım ne oluyor?? Yine hamile kalıyor. Kızın üstüne ceket atsa hamile kalıyor bu nasıl bir sperm gücüdür bu nasıl bi yumurtlamadır yarabbiiiiiii?!!!!! Adama bunu da söylemiyor. Adamın düşmanları falan var tabi. Ama mafyatik kısımları çok saçmaydı ya olmamış yani hiç. Hamileykem adamla bir kere daha yatıyor. O an çok korktum hamilelik üstüne hamile kalıcak diye neyse ki bu olmadı. Adam kendi araştırmaları sonucunda öğreniyor leoyu. Kadın saklamaya çalışıyor ama olmuyor. Sonra hamile olduğunu da öğreniyor. Bu sürede bir kere
Mafia PregnancyMelanie Rain · Novel Nectar Publisher · 20251 okunma
Spoiler!
10/10
·384 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 05:15
Ve çarpışan arabalara geldiğimizde görevliye iki adet bilet uzattı. "Neden?" diye sormadan edemedim. "Çünkü kontrolü bırakmalısın,"dedi."Bazen sadece çarparsın,gözünü kapatıp bir yerlere sürersin ve bazen hiçbir yere varamazsın.Buna yaşamak denir,Kylie." Ophelia valley'i,sırlarını,karakterlerini çok özlemişim.Nagi'nin neredeyse her kitabını okumuş biri olarak en sevdiğimin bu seri olduğunu kabullenemiyordum çünkü çok daha uzun serileri vardı ve onları daha çok sevmem gerekir diye düşünüyordum daha uzun oldukları için.Bu kitapla bu serinin en sevdiğim olduğunu kabullendim. Ben saklambaç ve sobeyi okurkende Kylie'den hiçbir zaman nefret etmemiştim.Ansel'in bu sefer peşine birini taktığında da.Zarar gelmesini istemiyordu,Dylan'ı istiyordu.Ansel ne kadar yalnızsa Kylie de o kadar yalnızdı.Dylan kasabadan gittiğinde,olaylar bittiğinde hiçbir arkadaşına söyleyemediği bir şekilde rehabilitasyonda kalıyordu ve bunu öğrendiklerinde bile Maddie kendilerine yalan söylemiş olmasını mesele haline getirdi.Kylie'nin orada kalıp onlara söyleyemecek kadar yalnız olduğunu değil.Dylan'dan hoşlandığı için hep suçladılar ama kimse Henry'i Maddie'den -yakın arkadaşının eski sevgilisinden- hoşlandığı için suçlamadı. Kylie'nin belki kendisine ve diğerlerine itiraf edebildiği tek şey Dylan'dan hoşlanmasıydı ki bence bu konuda kendi de yanılıyordu.Ailesinin o çocuğa olan hayranlığını kıskanıyordu.Babasını yenilmez bir rakip olarak görüyordu ve Dylan Kylie'nin babasını satrançta yenmişti.Kylie'nin dediği gibi küçük bir şeydi ama Kylie babasının yenilmez olmadığının orada farkına varmıştı.Orada küçük bir açık görmüştü ve bu yüzden Dylan'a hayrandı. Ansel ve Christopher'a gelelim.Ben ilk iki kitapta ikisini yakıştıramıyordum ve bence bu kitap biraz onu kanıtladı. "Christopher'ı seviyorum
KörebeN. G. Kabal · Dex Kitap · 2025109 okunma
10/10
·176 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:18
Muhammed Emin Yıldırım hoca bizler için bulunmaz bir nimet. Siyer konusundaki uçsuz bucaksız bilgisiyle her kitabında, her sohbetinde bizlere bir çok şey öğretiyor. Allah ondan razı olsun. Bu kitabında da Efendimiz’i (sav) neden, nasıl sevmeliyiz? O ashabını nasıl sevmiş ve ümmetini nasıl sevmiş? Bizler için nasıl dualar etmiş, nasıl yakarmış? bunlar anlatılıyor. “Seven sevdiğiyle beraberdir.” buyurmuş Peygamberimiz. O (sav) bizi görmeden sevmiş, bizi kevser havuzunun başında bekleyeceğini söylemiş. Nasıl sevmeyelim? Nasıl her şeyin önünde tutmayalım? O kadar güzel bir okuma oldu ki benim için anlatmaya değer kelimeler bulamıyorum. Okunması gereken bir kitap kesinlikle. Sevmeyi , bizleri çok seven Efendimiz’den öğrenmemiz gerek. Enes b. Malik’inde dediği gibi ‘amellerimiz onların ki gibi olmasa bile bu sevgimizin hatırına ahirette onlarla birlikte olmayı ümit ediyoruz.’ Yâ Rabbi! Bizleri sev, bizleri sevenlerden eyle, bizleri sevdir, bizleri sevindir. Yâ Rabbi! Umduklarımıza nail et, korktuklarımızdan emin kıl. Yâ Erhamerrâhimîn.
Din
Efendimiz'i Sahâbe Gibi SevmekMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20164,262 okunma
Reklam
Reklam