Üstlenilen yükümlükler toplumun insana sunduğu yararlar oranında artar; bu ilke ticarette olduğu gibi siyasette de geçerlidir, çünkü emeklerin yoğunluğu her yerde kârların büyüklüğüyle orantılıdır.
Erkekler yaşam meşguliyetlerinde kedere karşı koyacak gücü bulur; işlerin yoğunluğu onları oyalar; ama biz kadınların ruhunda kedere karşı hiçbir dayanak noktası yoktur.
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpâre, geniş bir ânın
Parçalanmaz akışında.
Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgârda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.
Başım sükûtu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim...
Ahmet Hamdi Tanpınar