Ölmek nasıl bir ansa yaşamak da bir an. Gözlerini kapar ve bütün gereksiz korkuların çözülüp gitmesine izin verirsin. Sonra korkudan muaf olan bu yeni varoluş halinde kendine sorarsın: Ben kimim?
Şüpheler olmadan yasayabilseydim neler yapardım? Haksızlığa uğrama korkusu olmadan yasayabilseydim? Acıdan korkmadan sevebilseydim? Yarın o tadı nasıl özleyeceğimi düşünmeden, bugünün tadını çıkarabilseydim? Zaman geçisinden ve sevdiklerimi benden çalabileceginden korkmamış olsaydım? Evet. Ne yapardım? Kimleri umursardim? Ne icin savasirdim? Hangi yollarda yürürdüm? Nelerden haz alırdım? Içimdeki hangi gizemleri çözerdim? Kısacası, nasıl yaşardım?
Sizi avutmaya çalışan kişinin zaman zaman kendinizi daha iyi hissetmenizi saglayan o sade, dingin sözcükler arasinda zahmetsizce yaşayıp gittigini zannetmeyin... Aksi durumda o sözcükleri asla bulamayabilirdi.
Rainer Maria Rilke, Gens Bir Şaire Mektuplar