Yabancılaşma ve “insan olamama” hissi
Ana karakter Yozo, kendini hiçbir zaman “insanların bir parçası” gibi hissetmiyor. İnsan ilişkilerini anlamıyor, duygularını doğal şekilde yaşayamıyor. Bu yüzden sürekli bir maske takıyor. Bu, kitabın en güçlü ve en rahatsız edici tarafı.
Yozo’nun hayatı neredeyse tamamen rol yapmaktan ibaret. İnsanları güldürerek, komik davranarak kabul görmeye çalışıyor. Ama bu, onu daha da boşluğa sürüklüyor. Dazai burada şu fikri hissettiriyor: Toplumun içinde var olmak bazen kendin olmaktan vazgeçmek demek olabilir.
Kitap ilerledikçe Yozo’nun psikolojik olarak çöktüğünü görüyoruz. Alkol, bağımlılıklar, ilişkiler… Hepsi bir kaçış aracı ama hiçbir şey onu gerçekten kurtarmıyor. Bu da esere yoğun bir umutsuzluk katıyor.