9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 16:05
"Dolaptan Temaşe", Ahmet Mithat Efendi'nin kaleminden çıkma, Tanzimat dönemi Türk edebiyatının en özgün ve sürükleyici hikâyelerinden biridir. ​Kitabın ismindeki "Dolaptan Temaşe" ifadesi, kelime anlamıyla "dolaptan izlemek, seyretmek" demektir. Bu isim, hikâyenin can alıcı noktasına, karakterlerin birbirlerini gizlice gözetledikleri, olayların bir dolap etrafında döndüğü o gizemli ve merak uyandırıcı anlara işaret eder. ​Yazar, bu eserde Karagöz ve orta oyunu geleneğinden gelen geleneksel Türk anlatı sanatı ile Batılı anlamdaki hikâye ve roman tekniğini ustaca birleştirir. Hikâye, sadece komik olaylar ve yanlış anlaşılmalar üzerine kurulu değildir; aynı zamanda dönemin İstanbul'unun sosyal dokusunu, sınıf çatışmalarını ve insanların birbirleriyle olan karmaşık ilişkilerini de mercek altına alır. ​Ahmet Mithat Efendi, okurla sohbet eden, araya giren, olayları yorumlayan ve hatta okuru yönlendiren o meşhur "Hace-i Evvel" edasıyla hikâyeyi daha da canlı ve etkileşimli hale getirir. Bu eser, Türk edebiyatının gelişimini anlamak ve geleneksel mizahımızın izlerini sürmek isteyen her okur için mutlaka okunması gereken bir başyapıttır.
1000Kitap
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,626 okunma
9/10
·236 syf.··
2026 8. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 12:18
Türk edebiyatının hâce-i evveli Ahmet Mithat Efendi, her romanında olduğu gibi bu eserinde de toplumsal konuları ele alarak önemli mesajlar vermiştir. Bu romanında ise hayat kadınları ve fuhuş meselesine dikkat çeker. Bir akşam arkadaşı Hulusi Efendi ile birlikte Beykoz’a tiyatro izlemeye giden Ahmet Efendi, tiyatro çıkışında bastıran yağmur nedeniyle geceyi geçirmek için bir geneleve gitmek zorunda kalır. Burada Ahmet Efendi ile karşılaşan Kalyopi’nin hayatı tamamen değişecektir. Romanın ilettiği önemli izleklerden biri, insanı mutlu eden şeyin yalnızca maddiyat olmadığı; aynı zamanda manevi duyguların da insana gerçek bir haz verebileceğidir. Ayrıca bu eser, bir bakıma Ahmet Mithat Efendi’nin hayatının kısa bir dönemini yansıtır. Yazarın batakhanelerden kurtarıp ikinci evliliğini yaptığı Vasiliki Hanım ile romandaki Kalyopi karakteri arasında; yine yazar ile Ahmet Efendi arasında benzerlikler kurmak mümkündür. Herkese iyi okumalar.
Henüz 17 YaşındaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,424 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 00:00
Üstad Necip Fazıl Nakşibendi tarikatının altın silsilesinin 33 şeyhi hakkında bilgiler veriyor. Özellikle Hace Ubeydullah Ahrar hakkında daha tafsilatlı bilgiler veriyor. Necip Fazıl'ın ruh dünyasını değiştiren Abdülhakim Arvasi hazreleri ile bitiriyor.
Başbuğ Velilerden 33Necip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2009288 okunma
​"İntikam Hiç Bu Kadar Zekice Olmamıştı!"
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 10:12
Bugün size, Ahmet Mithat Efendi’nin kaleminden dökülen, okurken hem şaşırdığım hem de "Helal olsun!" dediğim bir başyapıttan bahsetmek istiyorum: Dürdane Hanım.. ​Çoğu Tanzimat romanında kadınlar ya kurban olur ya da sessizce acı çeker. Ama Dürdane Hanım öyle mi? Asla! ​Neden okumalısınız? Merkezinde bir "çapkınlık ve aldatma" hikayesi gibi başlasa da, aslında muazzam bir stratejik zeka ve kadın onuru mücadelesi izliyoruz. Mergub Bey’in hilelerine karşı Dürdane Hanım’ın kurduğu o muazzam oyun, bugünün polisiye romanlarına taş çıkarır cinsten! ​ Kitaptan altını çizdiğim o meşhur ders: "Hile ile kurulan binaların temeli çürüktür. Bir gün gelir, o hilekârın kendi başına yıkılır." ​Ahmet Mithat Efendi, o meşhur "Hace-i Evvel" (İlk Öğretmen) üslubuyla bize şunu fısıldıyor: Hakikat güneş gibidir, eninde sonunda bir çatlaktan sızar ve karanlığı boğar.. ​Eğer klasik edebiyatın ağır tozunu değil, entrika dolu, akıcı ve güçlü bir karakter hikayesi arıyorsanız; Dürdane Hanım’la mutlaka tanışmalısınız. Mergub Bey’in kendi kazdığı kuyuya düşüşünü izlemek paha biçilemez..
Edebiyat & Roman
Dürdane HanımAhmet Mithat Efendi · Kitap Zamanı Yayınları · 20092,902 okunma
Dolaptan Temasa
8/10
·72 syf.·
2026 3. kitabı
Edebiyatımızın 'Hâce-i Evvel'i Ahmet Mithat Efendi’den, okuru 19. yüzyıl İstanbul’unun gizli saklı köşelerine götüren, mizah dolu bir başyapıt. Bir dolabın içine saklanmak zorunda kalan bir adamın tanık olduğu olaylar üzerinden, dönemin toplumsal yapısını ve insan ilişkilerini o meşhur, samimi diliyle anlatıyor. Içinde hem hüzün hem de büyük bir kahkaha barındıran, 'insan'ı tüm kusurlarıyla kucaklayan bir klasik. Okurken kendinizi bir tiyatro sahnesini izler gibi hissedeceksiniz.Cok severek ve sonu acaba ne olacak diye merakla bekledigim guzel bir eser.
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,626 okunma
6/10
·56 syf.··
2026 378. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 19:22
Neva Bulvarı, yüzeyde Petersburg’un parıltılı vitrini gibi sunulsa da okur açısından bakıldığında ciddi anlatı ve yapı sorunları barındıran bir öykü. Gogol’ün gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgiyi sorgulama niyeti belirgin olarak görünse de bu niyet metnin bütününde yeterince dengeli ve tutarlı taşınmıyor. Öykünün en zayıf yönlerinden biri, anlatının dağınık ve kopuk ilerleyişi. Neva Bulvarı bir mekân olarak başlangıçta güçlü bir atmosfer vaadi sunsa da kısa sürede bu atmosfer yalnızca tekrarlanan betimlemelere indirgeniyor. Mekân, anlatıya derinlik kazandırmak yerine, karakterlerin yüzeysel hayallerini sergileyen bir dekor işlevi görüyor. Bu durum, öykünün dramatik etkisini zayıflatıyor ve okurun anlatıya bağlanmasını güçleştiriyor. Karakter inşası da eleştiriye açık. Pirogov ve Piskaryov, Gogol’un ironik toplumsal eleştirisini temsil etmeleri beklenen figürlerdir; ancak bu karakterler psikolojik derinlikten yoksun, neredeyse tek bir özelliğe indirgenmiş tipler olarak kalıyorlar. Özellikle Piskaryov’un trajedisi, dramatik bir yoğunluğa ulaşamadan aşırı romantize ediliyor ve okurda samimi bir empati yaratmak yerine yapay bir melankoli hissi bırakıyor. Gogol’ün sıklıkla başvurduğu alaycı anlatıcı sesi, bu öyküde yer yer amacını aşıyor. İroni, toplumsal eleştiriyi keskinleştirmek yerine, anlatının ciddiyetini zedeliyor. Ben şahsen, neyin gerçekten eleştirildiğini, neyin yalnızca anlatıcının keyfi alayı olduğunu ayırt edemedim. Son olarak, öykünün mesajı fazlasıyla didaktik ve tek yönlü. Neva Bulvarı’nın “aldatıcı” bir mekân olduğu fikri, metin boyunca defalarca vurgulanıyor; ancak bu vurgu, yeni bir düşünsel açılım sunmak yerine kendini tekrar eden bir uyarıya dönüşüyor. Bu da öyküyü, derin bir toplumsal çözümlemeden çok, tek temalı bir ahlak anlatısına
Neva BulvarıNikolay Gogol · Can Yayınları · 20202,454 okunma