“Asıl
mesele bu işte”, diyor, “peygamberin kendi de
bilmez peygamber olduğunu, o da ötekiler gibi bir insandır. Yalnız haydutlar haydut olduklarını
bilirler.”
Ninenin gerçek torunu, kendi
kanından torunu olsaydı, belki... Ama ninesi
onun bir yabancı, bir hiç olduğunu söylüyordu.
Bir yabancıyı ne kadar yedirip içirsen, ne kadar
baksan, yine yabancı kalırdı.. bir yabancı!
Acaba çok isteyip de kavuştuğumuz bir şeyler olmuş mudur? Ne tuhaf oyunlar oyunuyor kader bize ... Varımızı yoğumuzu ortaya koyup da uğruna çabaladığımız bir şeyi elde etmiş miyizdir hiç? Hep aksi oluyor sanki.