Her yıl bahar çiçeğe durduğunda,dünya nennilendiğinde Ağrıdağının çobanları dört yandan gelirler,kepeneklerini gölün bakır toprağına atıp üstüne otururlar.Bin yıllık sevda toprağının üstüne otururlar.Tanyerleri ışırken kavallarını bellerinden çekip Ağrıdağının öfkesini,sevdasını çalarlar.Ve gün kavuşurken bir kuş gelir…

“Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette,ama mesele sadece mutluluk değildi.Önemli olan yaşadığını,hayatın bir anlamı,bir değeri olduğunu hissetmekti.”