Puan vermedi·56 syf.·
2026 14. kitabı
Bu eser aslında Mekke ehline gönderilen bir risalenin tercümesidir. Oldukça kısa bir kitap olsa da bize, büyük muhaddis Ebû Dâvûd es-Sicistânî'nin, meşhur hadis kitabı Sünen hakkındaki açıklamalarını içermektedir. Mürsel hadislerin değeri, zayıf hadislerin kullanım sınırları, rivayetlerin tekrar edilmesindeki hikmeti ve hadislerin seçilmesindeki ilmî ölçüler gibi hadis usûlünün temel meseleleri ele alınmaktadır. İlgilesine tavsiye ediyorum.
1000Kitap
Hadis UsülüEbû Dâvûd · Çelebi Yayınevi · 20262 okunma
Sadece Allah'ın vahyi olan Kurandan sorumlu tutulacağız
Puan vermedi·488 syf.··
2026 6. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:00
Kıymetli hocalarımız sizin mezhebinizdekilerden daha fazla hakim bu konulara, araştırma yaptıkları her cümleden anlaşılıyor. Sadece Kur'an'a uymanın gerekliliğine, hadis denen zırvaların dinde kaynak olmaması gerektiğine her fırsatta değiniliyor. Daha veda hutbesinde anlaşamayan bu ümmetin burnu yere çok sürter benden demesi. Kitabı okuyun okutturun. Hoş bizi kafirlikle suçlayan, cehennemlik ilan eden sizin o pis zihniyetiniz ama ne demiş Allah azze ve Celle: 'Akıllarını kullanmayan kullarıma pisliği yağdırırım!' Hem maddi hem manevi. Benim daha doğrusu bizim hedefimiz bu kitleye, mezhepçi, hadisci, ilmihalci, tarikatci beyni yıkanmış kitlelere ulasmakti. Ama onlarında bu inatla bu satırları dahi okumayacağı çok açık. Gelin Kur'an'a uyalım ve aklımızı işletelim, ne dersiniz? Allah bu kitabı cikartan, katkı yapan bütün hocalardan razı olsun. Kuran’ın çevrilmesi teşebbüslerine karşı mezhepçi, gelenekçi grupların önemli bir kısmının direnmiş olmasının altındaki temel nedenlerden biri budur. Bunlar, dinin mezheplerin tekelinden çıkmasına ve uydurmaların sorgulanmasına tahammül edememektedirler. Kuran’ın anlattığı İslam’ın, doğru dürüst ortaya çıkmamasının, kökleşip yerleşmemesinin altındaki temel sebeplerin geçmişteki yönetimlerin baskısı ve çeviri yasağı olduğu kanaatindeyiz. Çevrilemeyen, Arapçasının bile matbaada basılmasına izin verilmeyen Kuran’ın ismi vardı ama kendisi ortada yoktu. “Çok şanlı” diye nitelenen atalarımız ne yazık ki Kuran’ı çevirttirmediler, insanlara anladıkları dilde okutturmadılar. Yıllarca “günah” dedikleri matbaanın “günah” olduğu iddiasından vazgeçtiklerinde bile Kuran’ın matbaada basılmasının “günah” olduğu iddiası devam etti. Hattatların el yazısı ile çoğalttığı, sadece bazı evlerde bulunan Kuran ise bulunduğu evlerde de bohçalar içinde
1000Kitap
Uydurulan Din ve Kur'an'daki DinKuran Araştırmaları Grubu · İstanbul Yayınevi · 2016934 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·70 syf.··
2026 1. kitabı
"Qorxu" 1925-ci ildə Avstriyalı Stefan Şvayq tərəfindən qələmə alınmış bir novelladır. Bu əsərdə İrene adlı evli bir qadının xəyanətindən və bu xəyanətin üzə çıxacağı qorxusunun onda yaratdığı mənəvi böhrandan danışılır.İrene bunun üzə çıxmasından onsuz da qorxurdu,amma birdən-birə ortaya çıxan şantajçı qadın onun bu qorxularını pik həddə çatdırdı.Bu xəyanəti üzə çıxmasın deyə hər şeyi eləməyə hazır idi.Şvayq kitabın ortalarında İrene-in ruh halını elə ifadə elədi ki,bəzən hətta ona yazığım gəlirdi.Biz əsərdə bu hadisənin yaratdığı qorxudan əlavə İrene-in bəzi şeylərin fərqinə varmasını da görürük. Əsəri oxuduqda,əslində,məndə ən maraq doğuran hadisə İrene-in həyat yoldaşının ifadə etdiyi fikir olmuşdu: İnsanın illər əvvəl elədiyi səhvin cəzasını hazırdakı özü ödəməlidir mi?Axı,ikisi də fərqli insanlardır. Keçmişdəki biz və indiki biz,əlbəttə,müəyyən məqamlarda fərqlənirik.Ancaq həmin səhvi indiki bizin də etməyəcəyini necə qaranti verə bilərik?Ya da indiki bizin dəyişdiyini,səhvindən peşman olduğunu ətrafa necə sübut etmək olar? İrene-in həyat yoldaşı(adı tam yadımda deyil) öz müvəkkilini haqqında belə bir hadisə nəql elədi ki,həmin müvəkkil 3 il əvvəl oğurluq eləmişdi.Ancaq oğurluqdan sonra tutulmanın qorxusundan belə bir hadisədən artıq yayınmağa çalışmışdı.Bu hadisədən 3 il keçəndən sonra isə buna görə cəzalandırılır.Bu düzgündürmü?Bir tərəfdən düşünürəm ki,hamı öz səhvinin cəzasını çəkməlidir,ancaq digər bir tərəfdən də həmin obraz kimi düşünürəm.İnsan sırf illər əvvəl belə bir səhv elədi deyə,bu səhvindən peşman olduğu halda,onun cəzasını niyə indi çəkməlidir?Bilmirəm,bəlkə də,səhv düşünürəm.Əsas məsələyə qayıdaq indi,əsərin özünə.Əsər novella adlanır,novella da bildiyimiz kimi gözlənilməz sonluqla bitən hekayəyə,əsərə deyilir.Amma bunun sonu çox təxmin edilə
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,9bin okunma
Reşat Nuri Güntekin~Son Sığınak
8/10
·231 syf.··
2026 16. kitabı
Reşat Nuri Gültekin’in,ölümünden dört sene sonra yayınlanmış,her ne kadar yaşama hevesi kalmamış bir tiyatro kâfilesinin,gerçekleştirdiği Anadolu turnesini konu alsa ve grubun zamanla bir aileye dönüşümünü aktarsa dahi genel olarak Anadolu’daki yıkımı,bilgisizliği ve dönemin ekonomik yoksulluğunu gözler önüne seren bir eser. Metni Okumayanların Okuma Zevkini Etkileyebilecek İnceleme Bu kısımlara örnek verilecek olursa:Tiyatronun halkın ahlakını bozduğunu iddia eden kaymakama,grup üyelerinden biri bir hadis uydurarak, sırf o bölgede tutunabilmek için,Hz.Muhammed’in tiyatroyu çok sevdiği ve sıklıkla tiyatro seyretmeye gittiği yalanını ortaya atıyor.Veya kendini hoca olarak tanıtan bir grup üyesi,halkın cehaletini kullanarak,onlardan faydalanıyor.Dönemin ekonomik zorluklarına da değiniliyor.Örneğin grup,piyeslerin tutulmaması gibi nedenler yüzünden,onları yüzüstü bırakıp giden finansörler olmadan,zarzor ayakta kalabiliyor.Pek çok şehirdeyse,piyeslerin oynanabileceği salonlar bulunmuyor.Valiler,kaymakamlar,sürekli başka bölgelere tayin oluyor.Sözde herkes,sanatı,tiyatroyu destekliyor.Yöneticilerin vaadleri havada uçuşuyor,lakin iş icraate gelince, hiçbiri elini taşın altına koymuyor.Bu yokluk sebebiyle grup,borçlar alıyor,kaçakçılara bulaşıyor.Metin,binevi yazarın,Anadolu gezisinden elde ettiği gözlemler üzerine kurulu.Tekrara çokça kez düşüyor,akıcılık yer yer değişiyor.Bitirişse biraz düşük kalıyor.Onca beklenti boşa gidiyor.Gözüme çarpan bir diğer hataysa,karakterlerin belirli bir kimliği olmaması.Karakterlerin bulaştığı pis işler,bazen rahatsız edici düzeye varıyor.Bu yüzden onların yaşadığı zorluklarda,empati kurma şansımız azalıyor.Bir ön yargı ortaya çıkıyor.Kitabın başlığı,ana fikre tam uymuyor.Çünkü her ne kadar ilk yüz elli sayfada,Kanal Seferi sırasında esir
Edebiyat
Son SığınakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 1992488 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 11:55
İnsanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliklerinden biri konuşabiliyor, fikrini ve iradesini ortaya koyabilmesidir. Gazzali "Dilin Afetleri" ile insanın bu özelliğin kendine ve topluma zarar vermeden nasıl kullanması gerektiğini İslam dini ışığında anlatıyor. Kitap içerisinde yazıldığı dönem dikkate alındığında önemini ve güncelliğini kaybeden örnekler olsa da kitaptan her yaş grubundan insanın öğreneceği bir çok konunun olduğu kanaatindeyim. Esere kendi adıma eleştirel bir yaklaşımla baktığımda; Gazzali'nin her konu başlığında belki de işaret ettiği argümanı desteklemek için kaynak belirtmeden onlarca Hadis rivayet etmesini abartılı bulduğumu söylemeden geçemeyeceğim. İslâm tarihinde önemli bir yere sahip olan İmam Gazzali'nin bu değerli eserinin özellikle gençler tarafından okunması gerektiğini düşünüyorum.
Dilin Afetleriİmam Gazali · Kitap Kalbi Yayıncılık · 202517bin okunma
Puan vermedi
Kitabı okuyorum - nihayet okumaya başladım - lakin belirteyim; bu kitap ve içindeki bilgiler bana masal gibi geliyor. Zaten açıkçası bana bir şey katması için ve yaşadığım çevreye daha iyi adapte olabilmem için okuyorum. Önceki okuduğum kitapta Gazali'nin cehennem tasvirleriyle yarışacak düzeyde bir kitap olduğu belirtilmişti(Ahirette 45 Gün). Oradan aldığım şevkle kitabı okumaya koyuldum ama daha başlarındayken bu yazılanlara - yani içeriğe - pekde inanmadığımı belirtmek isterim. Örneğin daha başlangıçta yazan rabbin kimdir veya kimin milletindensin soruları gibi(bu sorgulamalar kabirdeyken yapılıyormuş yersen) ve daha okuyacağım niceleri... Ama dediğim gibi esas okuma sebebim cehennem tasvirlerini görmek, hayal edebilmek, okumak ve bilmek. İnanmayanlarda benim gibi hikâye niyetine alıp okuyabilir. Allah'dan elimizin altında kitap hazır vardı yoksa birde temin etmek zorunda kalacaktık...(kütüphaneye sormuştum depoya kaldırılmış alamadıydım) Bilmeyenler için kitap eski dilde, lisanda tercüme edilmiş. (yani tercümeli hali bile zeman veya domuza hınzır vs. diyor, eski lisan, terimler anlıyacağınız) Bitirince önemli kısımları buraya aktarabilirim zira kimse duygu ve düşüncelerini yani yorumunu buraya aktarmamış. Kitabı okuyorum bu arada kitap gözümün önüne - bazı tasvirlerden dolayı - nedense Samanyolu Tvdeki Beşinci Boyut dizisini getiriyor. Bu arada Gazali, bidati mezhepsizcilik olarak tanıtıyor. Bende bidatçiyim o zaman ey Gazali! Yine kitap Kur'anda, Allaha yaklaşmak için vesile arayınız mealini peygamberler ve evliyalar olarak tefsir ediyor. Bu da bir eksi ben ve Cemre Demirel bunu beğenmedi. Öncelikle kitap 73 fırka olacağını(şu meşhur hadisden hareketle) ve bir fırkanın cennete gireceğini, onunda naciyye ehl-i sünnet ve'l cemaat olacağını söylüyor. Diğer 72
Kıyamet ve Ahiretİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 2012562 okunma