Sonu Cehennem Azabından Kurtuluş, amin.
Puan vermedi·94 syf.··
2026 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 00:09
Başı Rahmet, ortası Mağfiret, sonu Cehennem Azabından Kurtuluş olan oruç ayı Ramazan-ı Şerifimiz mübarek olsun. Aminnn. Her ne kadar bu şekilde kayıtlanamayacağını bilsem de alıştığım için hoş geliyor. Başı sonu hepsini kapsayan Ramazan-ı Şerifimiz mübarek olsun. Ben her ramazan, başı ortası sonu diye üç kez ramazan risalesini okurum. Bu artık adet oldu bende. İyi hissediyorum. Sade açlık için değil, özellikle iktisat ve zekat hatırlatması için de okuyorum. Çünkü benim zekatım da mart ayındadır. Öyle denk gelmiş. Bu hatırlatma uygun düştü diyelim. Şimdiye kadar ezberleyecek kadar okumuşumdur ama her zaman başka bir hisse alırım. Sonunu ilk kez bir otobüste okudum misalen. Ve o esnada başka bir serendim. Yani yazılanlar değişmiyor ise de bizler değişiriz. Günümüz günümüze, anımız anımıza uymuyor. Son okumamı yaptığıma göre sona yaklaştık diyorum. Herkes çok kolay diyor bu ramazana ama benim bence en zor orucum oldu. Bir de şunu düşündüm, acaba her gün tutabildim mi... çok kötü şeyler yaşadım ve orucum sakatlandıysa asıl ben hakkımı helal etmem derdim de neyse. Şu lafı da hiç sevmiyorum silah gibi kullanılmasına sinir oluyorum. Helal helal. Herkese helal. Kolay filan değildi kısacası. Sadece açlık zorlamıyor ki insanı. İmtihanın bini bir para. Açlık evet, susuzluk evet, asla akıllanmamak evet. İnsanları anlamak hayır. Benim gibi insanların gerçekten itikafa girmesi şart. Hayal ama izin verecek olsalar hakikaten evden dışarı çıkmazdım. Ben insanlarla muhatap olmayı ciddi ciddi sevmiyorum. Mesela bugün otobüs beklerken bir kız konuştu benimle mecburen konuştum bir de baktım 1 saat geçmiş aradan. Kız binerken dedi ki sizinle insan yaşlanmaz. Nasıl güzel enerjiniz. Gerisinde ben iptal. İnanamıyorum böyle tepkilere. Ama o onun güzelliğiydi. Ve her zaman öyle olmadığımı
Risale-i Nur
Ramazan-İktisat-Şükür RisalesiBediüzzaman Said Nursî · Tenvir Neşriyat · 20201,323 okunma
O kız
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
O KIZ RUTH WARE Herkese Merhabalar Benim Sevgili Dostlarım Yine efsane bir kitapla karşınızdayım. Ne yönden, hangi yönden sorgulayacağınız türden. Ama gerilimi iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Haberiniz olsun. Ya aslında öyle çok okumak istedim ki bu kitabı. Sanki dualarım kabul olmuşçasına çağırdım. Su gibi okundu. Keşke hiç bitmeseydi dediğim kitaplar arasına girdi. Tek sorunum gerilim dahi olsa gece okumak istesem de ben bunun rüyalarını bir hafta görürüm kafasında olduğum için, gündüz okuması yapmak zorunda kaldım. Halbuki sıcak bir kahve ve bir dil altı ile gece okuması ne müthiş olurdu. Bir de yağmur yağsa çatır çutur seslerle o ortam yaratılsa tadından yenmedi de. Mevzu bensem sadece hayalden ibaret kalıyor. İhanet! Eserimizin nokta atışı kelimesi. İhanetten kastım ille ikili sevgilinin başka birine gönlü kayması değil. Bu tam ihanetin ortası, gerilimi koklaması. Şöyle söyleyeyim; hayatta en çok güvendiğin ve ondan başkasına derdini anlatmadığın, hayatının merkezinde olan biri var ya. Heh işte Hannah içinde böyle birisi vardı. Peki kafa karışıklığına mahal vermeden kısaca Hannah tan bahsedeyim. Eserin ana karakteri. Hayali amacı olan ve istediği o üniversiteye kapak attığında tüm dünyasının değişeceğine inanan. Hani üniversite kafası, yeni hayat yeni insanlar, yeni ortam…vs. Oxford üniversitesi Hannah ta bir dönüm noktası oluyor. Olay zaten burdan sonra tam kıvamında tam tadında ilerliyor. Hatta April isimli bir de arkadaş ediniyor. Her ne kadar sıfır ortak noktası olsa da, çekim her zaman zıtlıktan yanadır derler ya. Bu da bunun somut örneği oluyor. Güllük gülistanlık bir kenara dursun, April ölüyor. Yoksa öldürülüyor mu? Ama April’in cesedi Hannah’ın hayata dair umutlarını teker teker alıp götürüyor. Olay seneler sonraya taşınıyor. Ve Hannah bu olayın
O KızRuth Ware · The Kitap Yayınları · 2024214 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Korkunç
1/10
·672 syf.··
2023 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2023 16:26
Başlamadan önce not: Kitabı okuyalı bir sene oldu. O yüzden bazı şeyleri unutmuş veya yanlış hatırlıyor olabilirim. +Spoiler içerir. Ülkemizde çıktığı anda kitapla ilgili paylaşımlar tiktok keşfetimi işgal etmişti. Hakkında tek bir kötü yorum yoktu, aksine deli gibi övülüyordu. Konusu da ilgimi çekince heyecanla aldım. Gerçekten bir başyapıt olacağını, diğer birçok kişinin dediği gibi hayatımda okuduğum en iyi kitap olacağını sanmıştım ama başlamamla direkt hayal kırıklıkları yaşamaya başlamam bir oldu. Ben internette konuyu okuyunca sandım ki ana karakter Violet dövüşmeyi az çok bilen, kendinden emin, çok cesur, umursamaz, iyi ve yardımsever ama gerektiğinde çirkefleşen, hazırcevap ve karşısındakini umursamadan düşündüğünü söyleyebilen biri. Ben böyle karakterleri de severim. Tabii bir baktım ki neredeyse alakası yok. İlk hayal kırıklığını böyle yaşadım ama dedim ki bu benim kendi kafamda kurduğum bir şeydi zaten. İkinci hayal kırıklığı da kısa süre sonra, Mira ve Violet'ın anında cinsellik hakkında konuşmaları ile oldu. Senin kardeşin hiçbir şey bilmeden bir okula gidiyor, sen ona nasıl hayatta kalacağı ile ilgili taktikler ve okulla ilgili bilgiler vermek yerine kiminle yatıp yatmayacağını söylüyorsun. Şu çok zeki ana karakterimiz Violet da demiyor ki ya ben savaş akademisine gidiyorum bu bana ne anlatıyor. Dikkatle dinliyor. Bir de hm şunlarla yatabilirim şunlarla yatamam diye tekrar falan ediyor. Sabrımı zaten orada zorlamaya başlamıştı. Neyse ki sonradan Brennan sayesinde bir şeyler becermeyi başardı yoksa ilk önce kimle yatsam diye düşünürken ikinci günü göremezdi. Neyse dedim ve devam ettim, Xaden'la karşılaştığı yere geldim. Zaten adamı 472845 cümle ile betimleyince anladım ki bundan da bana hayır yok. Ya adamı tanıyalı daha birkaç dakika oluyor, adamın
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,4bin okunma
7/10
·377 syf.··
Beğendi
·
2024 58. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2024 17:15
Hayvanlaşan İnsan Emile Zola'nın okuduğum ikinci kitabı. Daha önce kendisinin Therese Raquin isimli romanını okumuştum ve oldukça beğenmiştim. Hayvanlaşan İnsan isminden de anlaşılacağı üzere insanın şiddet eğilimini ve vahşi yönünü konu ediyor. Peki insan nasıl hayvanlaşır? İnsan öldürerek, aldatarak, tecavüz ederek, elinde bulunan yetki kalemini haksızlıkta kullanarak, adaleti çiğneyerek, masumların hakkını ezerek, zalimleri görmezden gelerek hayvanlaşır. Tabi hayvanlaşır derken burada hayvancıklara da hakaret etmemek gerekir. Çünkü insan bu kötülükleri yaparken hayvan mertebesine değil çok daha aşağılara iner ve hayvan dahi olamaz. İnsanın ortası yoktur, ya hayvandan üstün ya hayvandan aşağıdır. İnsan kendisine verilen aklı, şuuru, kalbi, gönlü, duyguları kullanırsa hayvandan üstün olur ama bu özelliklerini kullanmazsa hayvandan aşağı düşer. İşte Zola'nın bu romanı yukarıda saydığım türden insanları ve onların yaptıklarını içeriyor. İnsanın bu zalim yönünü çırılçıplak ortaya döküyor. Bir suçlu suçu ne olursa olsun o suçu işlemeden önce kendi kendini ikna ettiği bir süreç yaşıyor. Mesela "o para benim hakkım, onun yüzünden ben böyle mutsuzum ve acı çekiyorum, o ölümü hakediyor çünkü bana şunları şunları yaptı" vesaire gibi sayısız saplantılı nedenler ile önce zihninde bir ikna turu geçiyor. Tabi bu ikna sürecinde muhtemeldir ki şeytan da onu destekliyor ve kulağına fısıldıyor: "tabi ki sen haklısın, sen mağdursun, o ise haksız ve suçlu". Ve ek olarak alkol veya uyuşturucu madde ile şuur da devredışı bırakılıyorsa süreç hızlanıyor, göz bir şey görmez oluyor. Romanın arka fonunda ise trenler, tren işçileri ve makinistler, tren yolcuları, garlar, tren rayları yer alıyor. Ve ben bu romanı genel itibariyle her hafta içi işe gidip gelirken kullandığım şehir içi
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · Remzi Kitabevi · 19693,976 okunma
Ruhum Stres Biriktirmiş Faaliyete Geçmiş Bir Fay Hattı
Bu bir icelemeden ziyade, 24 Ocak Elazığ depremi ardından 6 Şubat depremleri sonrasında (Depremleri ve sonrasını bizzat yaşayan biri olarak) yaşadığım ruh sarsıntısıyla," Sözcüklerin cihanda bir ağırlığı vardır.Yaşayacaklarımız önceden kurduğumuz cümlelerde gizlidir.Zaman şaşmaz , insan şaşarmış.Kurduğumuz cümleler gittiği yere varır muhakkak, zamanı şaşırtır.Ömür denilen deftere kalem oynattığımız her cümle zamana belki de ders olur."diyerek, tıpkı cümlelerinin ağırlığı ile zamana meydan okuyan YUNUS gibi , ilmin aslı olan kendini bilme yolunda "Sey'leri "belirsizlik zamirinden kurtarıp, varlığın kendisi olan "İsim'e"dönüştürebilme çabasıyla yazdıklarımdan ibarettir.Cümlelerim ruhum gibi dağınıktır affola... Her insanın kendi kendinin doktoru olduğuna inanırdım yakın zamanlar.Doktorun bir bilinç uzağımda olduğuna .Ruh, kendi kendini iyileştirme bilinciyle hareket ettiğinde bedenin bile ek ve uzman bir destekle çabucak iyileşeceğine.Çünkü dibi görmek istemediğimi, dipte buhrandan başka hiçbir halt olmadığını telkin ederdim sürekli. Kendime bu güvenim ve iyi niyetim, ait olduğum toplum için de geçerliydi: "Yok ya yine de biz, inşallah iyi bir toplum olma yolunda bazen düşe kalka,bazen koşarak,bazen dinlenerek ama gaflete ve tembelliğe kapılmadan yürümeye devam ederek;bazen yoldan çıkmaya azmetmişleri yola getirerek;ortak paydalarda birleştiren iyileştirici ruh gücünden birleştirici ruh ortaklığına ulaşıp sağlıklı toplum olacağımızın idrakine vararak ilerleyen bir toplumuz."diyip,mutlu insan ,mutlu millet pembe balonlarıyla havalandırırdım hayallerimi. "Çok şükür"diye ilminden bir zerre olan akıl ve bu aklın hikmeti için Allah 'ıma teşekkür ederken verdiği akılla yeryüzünde temsilcisi kıldığı her insanı da insan bilirdim.Balonlarım bir bir patlıyor...Her
İnsan ve Duygular
Türkiye'de DepremNaci Görür · Doğan Kitap Yayınları · 2020182 okunma
9/10
·142 syf.··
2024 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2024 19:32
Bunca sıkıntılı bir süreçte, hafta da, korkunç zamanlarda, böyle güzel kitap iyi geldi ruhuma... Güzel dediğime bakmayın güzel de işte sonu korkunç, ama başlangıç ortası son sayfalarına kadar iyi güzeldi her şey, sonra öyle bir şey oldu ki aboo anlatamam vallaha anlatmam, Merak edin bakın :-))))) Talat, Fitnat aşkı şiir gibiydi...komik olaylarla bir araya gelmesi, sonra her şeyi açıklaması, onların sahnesi geldiğinde ben heyecanlandım... peki ondan önce bir aşktan daha bahsetmesek olur mu? Olmaz tabi kik onlar, kim tabi kiiiiiii..... Rıfat ve Saliha elbette... Onların durumları Talat ve Fitnattan daha da heyecanlıydı... Çok uzatmayayım okuyun elbette.... .........Herkese Keyifli Okumalar Dilerim........
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Kapra Yayıncılık · 202138,1bin okunma